top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Şampiyonluğun Anatomisi: Veri Kanunları Çerçevesinde 2026 Dünya Kupası



Geçtiğimiz günlerde yatırım şirketi Panmure Liberum'un baş stratejisti olan ekonomist Joachim Klement 2026 Dünya Kupası'nı Hollanda'nın kazanacağını duyurdu.


Arkadaki veri algoritmasını bile öğrenmeden, bu tahminden oldukça etkilenen, bahislerini ve yorumlarını değiştiren çok insan oldu. Zira kendisi 2014'te Almanya, 2018'de Fransa, 2022'de Arjantin'i — arka arkaya üç kupayı — doğru tahmin ettiği söylenen bir simülasyon geliştirmişti.


Modele göre Hollanda finalde Portekiz'i yenecek. Japonya ise Brezilya'yı 2. turda eleyecek.


Modelin çalışma mantığı göre; kişi başı GSYİH, nüfus, ülkenin ortalama sıcaklığı, FIFA sıralama puanı ve ev sahibi avantajı takımların göreceli gücünü tahmin ediyor. Ancak Klement'in kendi notu şu: model başarının yaklaşık yüzde 55'ini açıklıyor — geri kalan yüzde 45 şans, hakem kararları ve anlık bireysel parlamalara ait.

Gelin şimdi veri kuralları çerçevesinde bir de biz analiz edelim Dünya Kupası'nı.


Hemen Heyecanlanma: 22 Turnuva Yeter mi?


Her analiz "92 yıllık veri" diyerek başlıyor. Ancak şu kuralı unutmayalım: Gerçekte ne heasplanıyor öğrenmeliyiz.


Sadece 22 turnuva ve dört yılda bir oynanan, İkinci Dünya Savaşı'yla iki kez kesintiye uğrayan bir organizasyon. Şimdiye kadar yalnızca 8 ülke şampiyonluk yaşadı. Göreceli olarak küçük bir veri tabanından çıkardığımız "örüntüler", istatistiksel açıdan güçlü olmayabilir.


Öte yandan en büyük favorinin bile kazanma şansı bahislerde sadece yüzde 14. Bu, kalan 47 takımın toplam şans payının yüzde 86 olduğu anlamına gelir. Bu farkındalığımızı kaybetmeyelim.


Şimdi gelelim benim verimde öne çıkan faktörlere;


1- Yerli Antrenörün Etkisi

22 Dünya Kupası boyunca hiçbir yabancı antrenör şampiyon olamamış. Dahası finale çıkanların da sadece ikisi (1978 Hollanda ve 1958 İsveç) yabancı bir teknik adamla çalışmış. Yani 22'de 22 ve 44'te 42 yerli teknik adam başarısı.

Yarı finallere bakarsak 88'de 83 yerli teknik adam var. O 5 teknik adamdan biri takımda herkesin farklı bir dil konuştuğu Belçika’nın hocası Martinez, bir diğeri de Portekiz’in ana dili Portekizce olan hocası Scolari.


Nitekim Avrupa Şampiyonalarında da durum farklı değil. Sadece 2004 şampiyonu Yunanistan, Otto Rehagel'in dehası ile zafere ulaşmıştı.


Oranlar şans olamayacak kadar yüksek. İyi de zaten takımlar yabancı teknik adam fazla kullanmıyor derseniz; birincisi Avrupa ve Güney Amerika takımlarında yabancı teknik adam oranı bu rakamların yaklaşık 2 katı, ikincisi özellikle Avrupa ülkeleri tam da aşağıdaki nedenlerle yabancı teknik adam tercih etmiyor.


Arka planını incelersek yanıt duygusal değil yapısal:


Ulusal takımda her oyuncunun toplum ve medya baskısıyla ilişkisi, aile dinamikleri, ulusal gurur algısı, gelişme şekli farklıdır. Bunu en iyi anlayan kültürün içinden gelendir. Turnuva içinde bir kriz anında kadroya anlık tepki verebilmek için tüm bu faktörleri derinden anlamak şarttır.


2026 tablosunda, İngiltere'de Tuchel, Portekiz'de Martínez, Brezilya'da Ancelotti şu an için tarihin karşı tarafındalar. Ve de Türkiye. Yerli teknik adamla gelenler ise; Almanya (Nagelsmann), İspanya (De la Fuente), Fransa (Deschamps), Fas (Ouahbi), Japonya (Moriyasu).


Ancak unutmayalım ki, Türkiye'nin kadrosu hem uzun süredir beraber oynadığı hem de farklı ülkelerde yetiştiği için bu istatistiği alt edebilir.


2- Yıldız Bağımlılığı Değil, Ödün Verebilme Becerisi

Tek bir isim etrafında şekillenen takımlar mı kazanır, yoksa yetenek derinliğine sahip olanlar mı?


Kupayı kazanan takımların hepsinde ortak olarak tek bir yıldızdan ziyade takım değerlerine bağlı, gerektiğinde geri çekilmeyi bilen yıldızlar var. Ayrıca hem savunma, hem orta saha, hem hücüm, hem de kalede performansını büyük maçlarda yukarı çekebilen oyuncular aynı anda var.


Tarihin en yıldız dominant şampiyonu olabilecek Maradona’nın Arjantin'inebile yakından baktığımızda; finalde Maradona kendisini arka plana çekmiş ve goller Burruchaga, Brown ve Valdano’dan gelmişti.


Kısacası doğru soru şu: En kritik anda, yıldızlar tıkandığında kim devreye giriyor? Ve o durumda yıldızlar geri çekilmeyi biliyor mu?


Portekiz'de Ronaldo'nun, Fransa’da Mbappe’nin yanında onlardan çok daha formda oyuncular var: Silva, Vitinha, Fernandes, Olise, Doue, Dembele vb. Ve bu oyuncular artık kendi liderlik dönemlerinin geldiğini düşünüyor olabilirler. Çünkü Ronaldo ve Mbappe olmadığında veya kenardan geldiğinde bu takımların daha başarılı olduğuna inanç bayağı yüksek. Kısacası her iki takım da liderlik çatışmasına açık takımlar.(Ronaldo – Fernandes veya Mbappe – Dembele). Öte yandan, Neymar ‘ın Brezilya’da böyle bir etki yaratması da şüpheli.


Öte yandan Arjantin’de Messi geri kalmayı çoktan kabul etti. Büyük ihtimalle yedekten başlayacak. Alvarez ve Paz (Martinez’lerin yanında) ise bu takımın yeni yıldızları olabilir.

Fas, Almanya ve İspanya ise yükü paylaşmaya daha açık takımlar.


3- İklim Ne Kadar Etkili

2026 Dünya Kupası tarihin en geniş coğrafyasına yayılıyor: Kanada'nın 15 derecesinden Dallas ve Houston'ın 38 derecesine. Bloomberg iklim verisine göre Fransa, 48 takım arasında en yüksek ısı yüküne sahip programla karşılaşacak ikinci takım.


Klement'in modelinde sıcaklık değişkeni var — ama bu takımların hangi iklimde büyüdüğünü, antrenman yaptığını, kas hafızasını hesaplıyor mu emin değilim.


Japonya'nın J-Ligi temmuzda 35 derecelik nemde oynanır. Faslı oyuncuların büyük kısmı Kuzey Afrika'da büyür. Kolombiyalılar tropikal havada gelişir. Bir Alman ya da Fransız oyuncu ise çoğunlukla orta Avrupa’nın serin havasında yetişir.


1994 ABD sıcağında Almanya çökerken İsveç çökmemişti ve aksi bir argüman oluşturmuştu. Ancak bugün şartlar farklı, özellikle yoğun lig ve Şampiyonlar Ligi'nden gelen oyuncular için risk daha yüksek.


Sıcaklığı hiçbir model tam olarak sayısallaştıramaz. Ayrıca takımlardaki göçmen faktörü ve değişiklik hakkının fazlalığı istatistiği bozan değişkenler. Ama sıcağa fizyolojik olarak uyumlu takımların bu değişkenden en az zarar göreceği açık.


Burada da Fas, Kolombiya, Meksika, Japonya (ligleri yazın oynanıyor) ön plana çıkıyor.


4- Yedek Kalitesi

“Dünyada garip tesadüfler çoktur ve Bilgeler bocaladığında, yardım çoğunlukla zayıfların ellerinden gelir,” der Gandalf, Yüzüklerin Efendisi’nde.


Dünya Kupaları’nda bu faktör her zamankinden daha önemli. Tempolar arttığı ve sıcaklık yüksek olduğu için takımlar değişiklik haklarını sonuna kadar kullanacaklar. Ayrıca sakatlıklar ve cezalılar olacak.


Özellikle oyunun son kısmında yedeklerin etkisi çok fazla olacaktır. Aynı şekilde cezalıların olduğu durumda da.


Sanırım bu durumun en mükemmel örneği 2014’te finalde oyuna sonradan giren 2 oyuncunun etkisidir. Schurrle’nin mükemmel pasında Götze tarihin en iyi gollerinden birini atmıştı.


1986 Arjantin 2. turda tıkanmışken Pasculli’nin golüyle yoluna devam edebildi. 1990’da Schillaci yedekten gelip gol kralı oldu. 1994’de sol bekte Leonardo sakatlanınca Branco inanılmaz bir turnuva geçirdi, Brezilya’yı çeyrek finalde ipten aldı.


2006’da Nesta sakatlandığında İtalya’da moraller düşmüştü. Ancak Materazzi finalde 3 büyük katkı (gol, Zidane olayı ve son penaltı) vererek kupayı İtalya’ya getirdi. 2010’da Pedro, Torres ile değişene kadar İspanya tıkanmıştı, sonrasında tarihin en iyi kazananlarından biri oldu. Finalde ise golün pasını yedekten gelen Fabregas verdi.

Yedek kalitesinde ise tabii ki son finalistler Arjantin ve Fransa öne çıkıyor. Her iki takımda da oyunun kaderini değiştirecek oyuncu sayısı çok fazla.


5- Kaleci Etkisi

Şampiyon takımların ortak özelliklerinden biri turnuvanın en iyi kalecilerinin genellikle onlardan seçilmesi. Casillas, Barthez, Neuer, Martinez, Buffon. Daha geride Maier, Fillol, Zoff.


Grupta gol atmak ve kazanmak önemliyken eleme turlarında kaybetmemek daha önemli oluyor. Özellikle de şampiyonluğun yolu seri penaltılardan geçebiliyor. Bu durumda da kaleci faktörü devreye giriyor.


Geçmişte İngiltere ve İspanya’nın oldukça iyi takımlarla ama penaltı kurtaramayan kalecilerle seri penaltılarda sayısız kez elendiğini de unutmayalım. Her ikisi de 7’şer kere.


Bu noktada Fas, Arjantin ve Fransa’nın kalelerinde penaltı uzmanı kaleciler olması büyük bir avantaj.


6- Stoper İkilisi

Şampiyon takımların bir başka ortak yanı savunmanın göbeğinde iyi anlaşan oyunculara sahip olmaları. Hummels-Boateng, Puyol-Pique, Cannavaro-Materazzi, Umtiti-Varane gibi uzayıp giden bir liste var. Böyle ikililer hem hücuma geriden destek verirken birbirinin yerini doldurabiliyor hem de takımın eleme turlarında şansızlık yaşamasını önlüyor.


Puyol’un İspanya’ya, Thuram’ın Fransa’ya kaosa girmiş yarı finalleri nasıl kazandırdığını hatırlayalım.


Bu açıdan en istikrarsız ve şanssız takımlardan biri İspanya olabilir.


7- Olimpiyat ve U20 Kuşağı Faktörü

Anlık form verisine odaklanmak bazen en belirleyici değişkeni gözden kaçırır. O yüzden daha geniş ve daha uzun bir geçmişe bakmak önemli.


Tarihsel veriye bakıldığında Dünya Kupası şampiyonlarının büyük çoğunluğunun, turnuvadan 4-6 yıl önce güçlü bir genç nesil yetiştirdiği görülüyor.


Geçmişten Uruguay, Arjantin, İspanya, Almanya buna en iyi örnekler.


Fas'ın durumu daha ilginç. Biz son Dünya Kupası mucizesini ve Afrika Kupası şampiyonluğunu takdir ederken, Fas’ın yeni nesli U20 Dünya Şampiyonu oldu, Olimpiyatlarda ise yarı final oynadı. Ellerinde olgunluk döneminde bir kuşak var ama arkalarından da güçlü bir nesil geliyor.

Daha önemlisi teknik adamları Ouahbi bir yandan 2022'nin olgunlaşmış neslini devraldı, öte yandan U20'de bizzat inşa ettiği yeni nesli bu kadroyla buluşturma görevini üstlendi. Yani kendi tarlasını henüz biçmeye başlamış bir çiftçi gibi.


Klement Modeli Güçlü mü, Şanslı mı?

Klement'in modelinin değişkenleri açık: kişi başı GSYİH, nüfus, sıcaklık, FIFA puanı, ev sahibi avantajı. Bu anlamda kapalı kutu değil.


Ama asıl sorumuz: Üç doğru tahmin ne kadar güçlü bir kanıt?


Klement dürüstçe açıklıyor zaten: "İki takım güç olarak birbirine yaklaştıkça şansın payı artar. Model başarının yüzde 55'ini açıklıyor; yüzde 45'i şansa bırakıyor.”


Yani modelin söylediği şu: Hollanda ve Portekiz'in güç açığını ekonomik ve demografik değişkenler kapatıyor — ama bu tahmin "kesin" değil, "olası" kategorisinde.


Öte yandan veri bilimci Tim Harford şöyle diyor; “İyi bir model doğruluğuyla değil, neleri açıkladığı ve neyi açıklayamadığıyla değerlendirilir,”


Klement bu konuda yeterince açık bence. Dolayısıyla modelinin yanlış olduğunu söylemek sağlıklı bir değerlendirme olmaz.


Sonuç: Açık Fikirli Ol. Hazır mısın?

Yukarıda anlattığım kriterlerin herbirini farklı ağırlıklarla bir modele yerleştirdiğimde ise çok ilginç bir sonuç çıkıyor. En yüksek puanı alan 3 ülke: Fas, Arjantin, ve Japonya.


Almanya, Hollanda, İspanya, Fransa, Portekiz ve İngiltere hem ısı yükü, hem takım içi karışma ihtimali, hem de sakatlıklar nedeniyle biraz daha aşağıdalar. Hatta Kolombiya ve Meksika onlara yakınlar.


Güçlü adaylar:

Fas (yerli antrenör, ısıya uyumlu, dengeli kadro, form durumu, olgunlaşmış 2022 nesli, penaltılarda iyi bir kaleci, Şampiyonlar Ligi tecrübeleri vb). Bu kupada şanssızlık yaşarsa bile uzun yıllar zirveye oynayacaktır.


Arjantin (derin ve uyumlu kadro, penaltıda uzman kaleci, takımı iyi tanıyan teknik adam, mütevazı yıldızlar vb). Arjantin’de orta saha aynı ama form durumları 2018’den daha aşağıda.


Japonya (form durumu, uyum, sıcaklık tecrübesi vb) Ancak Japonya’da da kadro derinliği uzun bir turnuva için yeterli mi tartışmalı.


Aşağıda Kalanlar:

Almanya ve İngiltere kadro istikrarını hala sağlayamadı, Fransa, Portekiz ve Brezilya liderlik kaosuna açıklar, Hollandasıcaklık yükü ve sakatlıklardan etkilenebilir. Bu takımların nasıl fark yaratacağı turnuva içerisinde yapacakları hamleler ile ilişkili.


Bu arada Türkiye ve ABD’de modeldeki bazı şartları karşılamasalar da modelin üst yarısında yer alan ülkeler.


Ne dersiniz tarihi bir sonuç olur ve Fas – Japonya finali izler miyiz?

Ancak şunu da hatırlatayım, benim de modelim şartların yarısını açıklıyor. Şans hala önemli. Eleme turları için çok güçlü bir kadroya sahip bir takım gol kaçırdığı için gruplarda elenebilir. (2022 Lukaku’nun Hırvatistan karşısında son saniyelerde kaçırdığı gibi).


İyi bir model, içindeki her değişken değiştiğinde kendini güncellemeli. Örneğin bir oyuncu sakatlandığında, teknik adam değiştiğinde (2018 İspanya faciası) vb modelin değişkenleri bu girdi ile yeniden düzenleme yapacak kalitede olmalı.

İleriki turlarda görüşmek üzere

Yorumlar


bottom of page