Şampiyon Beşiktaş'ta Ne Gördük?
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 29 May 2017
- 2 dakikada okunur
Futbolda Beşiktaşın üst üste ikinci kez şampiyon olması sadece teknik açıdan değerlendirilebilecek teknik bir olay değildir. Buna salt performans açısından bakarsak hata yapmış oluruz.
Çünkü, futbol kullanabilenler için çok önemli yönetim, ekonomik ve sportif güç kaynaklarıdır. Bu nedenle her şampiyonluk öyküsünün topluma olumlu olarak yansıması vardır. Bu yansımayı, Şampiyon Beşiktaş üzerinde analiz ettiğimizde aşağıdaki tespitlerin yapılması, Türk futboluna örnek teşkil etmesi açısından önemlidir.
Şmapiyonluk öyküsüne yönetsel açıdan bakıldığında;
- İhtiyaç olunan mevkiler için normali, alternatifsiz” göstererek yüksek ücretlerle transfer yapmayan,
- Oluşturduğumuz kadro olması gereken ideal kadrodur.Yutturmacasını kabul ettirmeye çalışaraktaraftarlarını “saf” konumuna düşürmeyen,
- Futbolun içindeki çelişkileri kurgulayacak zekânın ne olduğunu bilen,
- Camiaya karşı sahte bir güven yaratmayan,
- Futbolu yönetmenin ideal ve mantığını bilen,
- İstekler ve beklentiler arasındaki bu uyum gösterebilen,
- Futbolcuya prim verme ile rüşvet verme arasındaki ince ayrımı iyi kavramayı becerebilen başkan Fikret ORMAN ve yönetici kadrosu gördük.
Teknik açıdan bakıldığında;
- Modern futbolun “slogan” ve “reklam filimleriyle” oynanmadığını gördük.
- Kulübün hedeflerinin oynanan futbol kalitesiyle örtüşmesini sağlayabilen,
- Futbolcuya “gaz” verme yerine “motive ederek” oynatmamayı becerebilen,
- Tavrını değiştirmeden her olumsuz durumu değiştirebilen,
- Sınırlı kadro ile sistem yaratabilen,
- Futbolcularla aralarındaki ortak ve farklılıkları bilen,
- Takım üzerinde otorite olarak kalabilen,
- Oyuncularınımedya önünde sorgulamayıp, yargılamayan,
-Zaman zaman bazı oyuncularının kötü söz ve davranışlarına takılmadan, oyuncularını anlamaya yoğunlaşan;oyuncularının, farklı değer ve düşünce sistemine sahip olmalarının doğal olduğu, bu nedenle takım içinde karşılaşılacak sorunların uzlaşma, etkili iletişim ve sabırla çözülmesi gerektiği ısrarla savunan, problemlere sürekli çözüm üretenbir Şenol GÜNEŞ ve ekibini gördük.
Futbolcu açısından bakıldığında;
- Sürekli herşeye itiraz edip, bayat bir anlayış olarak hakemi etki altına almayı düşünmeyen,
- Fair play davranışlarının sembolik bir alışkanlık olmadığı,
- Beynin, beden kapasitesine nasıl adapte olduğunu,
- Performans fazlasını özverili futbolcularıgördük.
Taraftar açısından bakıldığında;
- Yıldız oyuncu izlemenin,
- Duygusal geri dönüşümler sağlamanın,
- Topluma karşı sorumlulukların nerede başlıdığının bilincinde olan, örnek bir taraftar kitlesini.
- Entelektüel dünyası gelişmiş bir taraftar kitlesinin saha ve saha dışında etik dışı davranışları düşünecek zamanının olmadığını.
- Tribündeki davranışlarıyla, stadyumda oynanan futbol kalitesini, futbol kültürünü tarif eden Beşiktaşlı taraftar gruplarını gördük.
Bu bağlamda,“Çatlak bir testiye”benzeyen futbolumuzda, verdiği kararlarla camia da olumlu değişiklik yaratan bir başkan; hak ettiği saygıyı isteyen teknik direktör; neyi hak ettiğini değil, neyi hak etmediğini düşünen, futbolu nasıl iyi oynayacağını bilen futbolcular gördük,Ahmet Tarakçı, Dursun ve Aydın AYGAN gibi yüzbinlerce doğuştan fair etik taraftarın kendilerini mutlu hissetmesini gördük.
Bu nedenle, başarı için aklını kullanmayıp, akıldışı bir dünyaya sığınmaya çalışan yığınla insanın olduğu futbol dünyasında, Beşiktaşlı olmanın anlamını kişilerin arzu ve inisiyatifine bırakmadan; bir düşünce tarzı, bir davranış modeli olarak “Beşiktaş kültürünü” bizlere sunan bu camiaya “ama” sız saygı duyulduğunu gördük.





















Yorumlar