Öfke, Küfür ve Şiddetle Maç Kazanmak
- Doç. Dr. Recep CENGİZ

- 18 Ara 2013
- 2 dakikada okunur
Yine ölümlü taraftar kavgası/ Yine sahada fanatik taraftar/Yine tesis basmalar/Yine küfürlü sert demeçler/Yine futbola hasret/Yine eski tas, eski hamam!
Günümüzün öfkeli, küfürbaz, saldırgan futbol adamı “Sevgi”, “Saygı”, “Centilmenlik” veya ”Fair play” den sizce bir şey anlıyor mu?
Veya “Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe”’ ezeli rekabetinin, Trabzonspor ve Bursaspor’un şampiyon olmasının ne anlama geldiğini biliyor mu?
Ağızlarından bal damlayan, saygın ve seçkin yöneticiler, kulüplerinin mazisi için Kendisine uzatılan mikrofona langur lungur konuşulmayacağını biliyor mu?
Cevabını bilen varsa, beri gelsin!
Bu değerler sanki sıradan bir laf gibi söylenip geçiliyor; yürekleri sarmıyor, zihinlere kazınmıyor.
Unutulan bir şey var ki, futbolun özü; futbolcu, yönetici, antrenör, hakem, taraftarlar, stat görevlileri, güvenlik güçleri ve medya mensuplarının bir araya gelmesi, aynı zamanda toplumun bir araya gelmesidir. Yani, futbol topu toplumu bir araya getiriyor, bütünleştiriyor.
Ancak takımlar sahaya çıkınca bütünlük bölünmeye başlıyor. Bir tarafta insan, kültür, forma sevgisi, saygı, centilmenlik… Diğer taraftan bölünme, öfke, küfür, saldırganlık ve şiddet…
İnsanı şok eden bir fotoğrafımız var. Gol atınca sevinçten, gol kaçırınca üzüntüden küfür ediyoruz. Yılmaz ERDOĞAN’ın dediği gibi hem Neşet ERTAŞ’ı, Hem Bülent ERSOY’u aynı anda sevmeyi beceriyoruz.
Fanmatik taraftar! Sahaya girip futbolcu dövüyor, otobüs taşlıyor, tesis basıyor… Ölümüne sevdim, bu forma benim her şeyim diyor.
İnsan sevdiği futbolcuyu döver mi? veya İnsan döveceği futbolcuyu neden sever?
İnsan kendi takımına küfür eder mi? veya küfür ettiği takımın neden taraftarı olur?
İnsan kendi kulübünün otobüsünü taşlar mı? veya otobüsünü taşlayacağı takımı neden karşılamaya gider?
Görünen o ki, sevgilerimizin yöneldiği hedefler konusunda bir yanlışımız var; sanki sevilmemesi gereken hedefler seçiyoruz kalbimize…
Bu ortamda;
İnsanı futboldan; futbolu insandan…
Yöneticileri, antrenörden; antrenörü, yöneticilerden…
Futbolcuyu, antrenörden; antrenörü, futbolcudan…
Formayı futbolcudan; futbolcuyu formasından…
Hakemi futboldan; futbolu hakemden…
Taraftarı takımından; takımını taraftardan…
Medyayı haberden; haberi medyadan…
Kültürü futboldan; futbolu kültürden…
Saygıyı futboldan; futbolu saygıdan ayıranlar…
Bunlar olmadan futbolun olamayacağını göremeyenler…
Futbol dünyasında olup biten her şeyi “kazanmak” olarak gören, “küfür” olarak duyuran, “şiddet” olarak gösterenler:
Bütün mesele bakış açınızda!






















Yorumlar