Çin İşi!
- Dr. Ahmet GÜVENER

- 28 Ağu 2015
- 2 dakikada okunur
Geçen sene Haziran ayında The Economist dergisinde çıkan “İki Yarılı Oyun” başlıklı yazıda şu konunun altı çiziliyordu.
FIFA’nın araştırmasına göre 300 milyon kişinin lisanslı olarak oynadığı; kuralları ve oynanması çok kolay bir oyun olan futbol, hala dünya nüfusunun yarısı için çok önem taşımıyor. Dünyanın en kalabalık üç ülkesi, Çin Halk Cumhuriyeti (Çin), Hindistan ve ABD dünya nüfusunun %40’ını oluşturuyor. İşte yazı bu üç ülkede futbolun dünyanın geri kalan kısmındaki önemine sahip olmadığı iddiasına yer veriyor.
ABD ve futbol ile ilgili bu satırlarda epey bilgi verdik. Zaten ABD şu an itibarı ile kadın futbolunda bir numara. Ama erkeklerde inişli çıkışlı ancak yükselen bir grafik çiziyorlar. Şu an itibarı ile FIFA sıralamasında 29. sıradalar. Profesyonel ligleri 20,000 üstü seyirci ortalaması ile oynarken TV naklen yayın gelirleri 50 Milyon USD’nin altında. Tabii ki futbolda ABD birçok ülkeden ileride ama Olimpiyatlar tarihinin bir numaralı ve NBA, NFL, MLB ve NHL’lerin ülkesi olarak baktığımızda erkek futbolunda daha gidecek çok yolları var. Buna karşılık şimdilik diğer 4 dalın gölgesinde de olsa futbolda da ileri gideceklerinin çok fazla işareti var.
İkinci ülke Hindistan zaten dünya sporunda çok geri kalmış bir ülke. Olimpiyatların ilk yıllarındaki Çim Hokeyi dominansı dışında hiçbir dalda başarıları yok. Olimpiyat tarihinin madalya sıralamasında 37. sırada. Dolayısı ile neden futbol Hindistan’da gelişmedi sorusu biraz abes ile iştigal olacaktır. Hangi dalda gelişti ki?
Gelelim Çin’e. Çin FIFA sıralamasında erkeklerde 79. sırada, kadınlarda ise nispeten iyi bir konumdalar, 14. sıradalar. Çin 2002 Dünya kupasından beri Dünya Kupalarına katılamıyor. 2002 Dünya Kupasını da tek puan almadan ve tek gol atamadan bitirdiler. Asya Kupasında da hiç şampiyonlukları yok; sadece 1984 ve 2004’de iki ikincilikleri var. Futbol ve Çin denince akla yasa dışı bahis faaliyetleri, şike, yolsuzluklar ve kara para aklama geliyor. Hindistan’dan farklı olarak Çin bir spor ülkesi. 2012 Londra Olimpiyatlarında Çin madalya sıralamasında ABD’den sonra 2. sırada idi. Genel madalya sıralamasında ise 8. sıradalar. Futbol dışındaki takım sporlarında çok başarılılar. “Neden futbolda bu durumdalar ?” sorusunun cevabını ararken yanıtı geçen hafta New China adlı sitede çıkan yazıda buldum. Çin Hükümeti bu başarısızlığın sebebini futbolun devlete bağlı olmasında görmüş ve Çin Futbol Federasyonuna özerklik vermeyi kararlaştırmış. Yine bu yazıda Çin’in her tarafında basit grassroots’a yönelik futbol sahaları da yapacağı da belirtiliyordu. Ama bu yazıda kocaman kocaman stadyumların yapılacağından hiç söz edilmiyordu. Ayrıca okullara mecburi futbol dersi de konmuş.
Avrupa’nın tek kanunla kurulmuş, “sözde” özerk Futbol Federasyonunu gerçekte yönetenlerin bu “Çin işinden” ders alması mümkün mü acaba?





















Yorumlar