Şiddeti Seviyoruz!
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Recep Cengiz Şiddeti Seviyoruz!

Şiddeti Seviyoruz!

5324131

Recep Cengiz -5 Eylül 2022 Toplumsal yaşamda olduğu gibi futbolda da şiddet eğilimli bir toplumuz. Yani toplumsal algı mekanizmalarımızı hem işleten hem de bu mekanizmanın veri olarak kullandığı değer yargımızın bazıları, futbolda da şu veya bu biçimde şiddete atıf yapıyor.

 

Aslan gibi takım, koç gibi sağ bek, canavar gibi golcü veya panter kaleci dediklerinde hemen övünmeye başlıyoruz.

Gol atan veya penaltı kurtaran takım arkadaşını tekme-tokat atarak tebrik eden futbolcularımız var.

           Oyunda şiddetten veya taraftar baskısından yılmış futbolcu varsa ‘futbol erkek oyunudur’ diyerek onu aşağılıyoruz. Aynı erkeklikle sarhoş olup Futbol Federasyonunu kurşunlamayı marifet sanıyoruz.

Sert ve yıldırıcı oyun tarzı ile rakiplerini sindiren futbolcumuz varsa, onunla övünüyoruz. Takımı için ölümüne oynayan “delikanlı, gözü gara, yiğit, mert, mangal yürekli” ve daha yüzlercesini sıralayabileceğimiz her sıfat, sert karakterli futbolcunun şiddet uygulama becerilerini yüceltmek için kullanıyoruz.

Daha koruyucu olacağını zannettiğimizden olsa gerek, her takımda bir ‘abi’ futbolcu olmasını istiyoruz. Birçok takımın başarısızlığını takımda ‘abi’ futbolcu olmamasına bağlıyoruz.

Yöneticiler, hakemlere “Adil davranın” derken, “Güç bende, neyin en doğru olduğunu ben bilirim, bana itaat edin” demek istiyor. Hakeme şiddetin kaynağı oyuna hükmetme arzusunun bir uzantısıdır. Bu duygu o kadar yoğun ki, öfkelerinden gözleri görmez olur.

Bazı teknik direktörlerin, centilmenliğe karşı yapısal bir eğilimi yok. Başarısız sonuçlar alındığında ilk tespitleri, futbolcularının saha da yeterince savaşmaması oluyor. Bu teknik direktörler özeleştiri yaptıklarında, “daha saldırgan olmamız gerekiyordu, olamadık” mazeretlerine sığınıyorlar. Aynı şekilde, saldırgan futbol oynamadıkları için taraftarlarından özür dileyen futbolcular var. Sorun, bu futbolcuların iyi futbol oynayıp oynamadıkları değildir. Sorun taraftar baskısı ve kabul görme arzusu ve beklentiye uygun olarak saldırgan oynayıp oynamadıklarıdır.

Takımda, iyi futbolcu Ronaldo gibi sıksa taşın suyunu çıkartacak pazulara, baklava karın kaslarına sahip olmalıdır. Sahada rakiple didişen, sert oynayan hırçın futbolculara özel ilgi ve sevgimiz vardır. Çelimsiz, ufak tefek, korkak, güçsüz futbolcuları pek sevmeyiz. Rakip futbolcuların sert darbelerine maruz kalan, ikili mücadelede sürekli yere düşen, ürkek ve korkak futbolcular, taraftarın gözüne batıyor. Bu futbolcular için söylenecek söz belli ve klasiktir “Kalk la yerden, karı gibi futbol oynama!”.

Saha içinde tartışan futbolcular olduğunda “bunlar neden futbol oynamıyor, tartışıyor” diye düşünmeden “kimin haklı olduğuna bakmadan” taraflı tutum sergileyerek rakip oyuncuya ayar veriyoruz.

Taraftar takımını seviyor ama skora bağımlı, bir pozisyona saptanıp kalıyor, eleştiri ve suçlama arasında denge kuramıyor, en önemlisi kendini ‘avcı’ rakibini ‘keklik’ zannediyor. Bu nedenle, kaba kuvvetle güçlü takım arasındaki ayrımı kavrayamıyoruz. Taraftarlık algısını “şiddet” eylemleriyle örtüştürülerek işletiyoruz. Örneğin, maça giderken metro, otobüs durağı veya benzinlikte karşılaşılan rakip takım taraftarlarına saldırmak marifet zannediyor, “ölmeye ölmeye geldik…” tezahüratı ile futbolculardan rakiplerine karşı “sert oynayarak ürkütmelerini ve baskı altına alarak sindirmelerini” istiyoruz.

Fanatik taraftarların oyunculara hak ettiği saygıyı göstermekten uzak, kışkırtıcı bir tezahürat anlayışımız var. Şiddet içerikli “Vur, kır parçala, bu maçı kazan” sloganı ile futbolcuları motive ediyoruz.

En ufak bir olayda taraftarlar yerlerinden fırlıyor. Maç başından beri söyledikleri marşların yerini küfürler alıyor. Sahadaki sorun hakemin gösterdiği kartlarla giderilse de tribündeki gerginlik, çığlıklar, bağrışlar, küfürler yetmezmiş gibi bozuk para, plastik su şişesi ve çakmaklar havada uçuşuyor. Yapılan anonsa rağmen sakinleşmeyi reddeden fanatik taraftarlar var.

Şampiyonluk gibi en mutlu günlerimiz tıpkı düğün konvoyunda olduğu gibi yolları trafiğe kapatarak, araç içlerinden sağa sola kurşun saçarak kutluyoruz. Bu tür davranışların aleyhte sonuçlarını kavrayamıyoruz.

Şiddetten kaçınmıyoruz, şiddetin sonrasında kaçıyoruz; kimimiz gerçeğimizden, kimimiz sorumluluğumuzdan, kimimiz görevimizden, kimimiz vicdanımızdan veya kimimiz benliğimizden…

Sonuç olarak, insanların geçici olarak ‘şiddete hayır’ maskesi takarak yaşamaması, şiddete ‘kötü’ demenin ötesinde bir anlam biçmek gerekiyor. Çünkü yaygın ve yapısal olan şiddet geçici bir insani zaaf değildir. Sadece futbolda değil, toplumsal yaşamda da şiddete karşı durmak insan olmanın bir gereğidir. Anlayana!{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  173  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Recep Cengiz Cuma, 22 Kasım 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

24/11/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

4.858,21

0,08

 bjk BJKAS

5,64

2,92

 fb FENER

61,10

-0,41

 gs GSRAY

6,49

-0,15

 trabzon TSPOR

4,60

0,66

   SPOR ENDEKSİ

1.662,13

0,29

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 33203733

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Fenerbahçe  13  9   2   2  36 14   22    29 
2 Galatasaray  13   8  2 23  10   13 

27

3 Adana Demir  13  6 6 24  14 10 24
4 Konyaspor  14   6  16  7 24
5 Başakşehir  13 7 3  3  19  15 4 24
6 Kayserispor  14  7   5 20   15    5   23 
7

Trabzonspor

 13  5   2  19  16   3 23 
8 Beşiktaş  13   4

26  18   8  22 
9 Alanyaspor 14  5 19  24  -5 17 
10

Gaziantep

 13  4 19  19   0  16
11 Antalyaspor 12 

19 

21  -2  16
12 Giresunspor 13  13  20  -7    15 
13 Kasımpaşa 13  11  22   -11   15
14 Hatayspor  13  2 12   22   -10    14  
15 Karagümrük 13 24  27  -3  13
16 Ankaragücü  13  3   16  21  -5 13
17 Sivasspor 14 13  19  -6   11  
18 İstanbulspor  13  2 12  26   -14 8
19 Ümraniyespor 13 4 15  24  -9    7  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.