x
6 Ağustos 2020- 2019/20 sezonunu  33.600 UEFA ülke puanıyla, 11. sırada kapatan Türkiye, Şampiyonlar Ligi'nin 2021-22 sezonuna direkt takım gönderemeyecek. Bu durumda 2020/21  Süper Lig Şampiyonu Şampiyonlar Ligi gruplarına... 31 Temmuz 2020- Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı karara göre 2020-21 Sezonunda Süper Lig'de düşme olmayacak ve Süper Lig 21 takımla oynanacak. 20 Temmuz 2020- 2019-2020 Süper Lig Cemil Usta Sezonunun şampiyonu Medipol Başakşehir oldu. 10 Temmuz 2020- Federasyonun açıklamasına göre, Süper Lig'de 2020-2021 sezonu 11 Eylül 2020 Cuma günü başlayıp, 16 Mayıs 2021 Pazar günü tamamlanacak. 19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd... 5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Mali Tuğrul AKŞAR İngiliz Kulüplerinin Şampiyonlar Ligi’ndeki Rekabetçi Üstünlüğü

İngiliz Kulüplerinin Şampiyonlar Ligi’ndeki Rekabetçi Üstünlüğü

Tuğrul Akşar- 16 Mart 2009 Zevkin, Görselliğin ve Zenginliğin Ligi Olarak Şampiyonlar Ligi’ni ilgiyle izliyoruz. 

 

Geçen hafta oynanan Şampiyonlar Ligi maçları ile son sekiz belli oldu. Rakiplerini eleyen Porto, Villa Real, Arsenal, Manchester United, Liverpool, Chelsea, Bayern Münih ve Barcelona çeyrek finale kaldılar.   Birbirinden zevkli ve keyifli maçlar izledik.

 

Futbolun Şampiyonlar Ligi’nde sadece sonuç değil, aynı zamanda bir oyun da olduğunu ortaya koyan maçlardı bunlar. Taktik, strateji, üstün fizik ve kondisyon temelinde sergilenen rekabetçi yarışma, görsellik sosu ile birleştirilerek UEFA tarafından servis edildi bize. Hiç bitmesin diye izlediğimiz maçlar oldu.  Liverpool-Real Madrid veya Manchester United-Inter maçı bunlardan sadece ikisiydi. Futbolda endüstri ve okul olmuş liglerin bu üst düzey takımlarından sportif ve endüstriyel anlamda alacağımız o kadar çok ders var ki, bunların üzerinde önümüzdeki haftalarda vaktimiz olduğunca durmaya çalışacağız. Aslında bu hafta futbolun neden krize girdiği üzerinde duran bir yazıyı kaleme alacaktım ama henüz yeni tamamlanmış ve bize önemli mesajlar veren Şampiyonlar Ligi’ni biraz farklı açıdan değerlendiren bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. 

 

Gerçekten de Şampiyonlar Ligi için ayrı bir pasaj ayrı bir sayfa açmak gerekir.

·         Sahip olduğu bütçesiyle çoğu organizasyonu geride bırakan bu yarışmanın nedir bizi bu kadar çeken özelliği?

·         Neden saygınlığı ve popülaritesi bu kadar yüksek?

·         Neden maçların görsel kalitesi ve seyir zevki alabildiğine her geçen yıl artıyor?

·         Ve neden en önemlisi burada bizim takımlarımız yok?

·         Endüstriyel futbolun gözbebeği konumundaki Şampiyonlar Ligi’nin bu kadar ilgi çeken ve zevk veren bu liginde yalnız son zamanlarda bazı önemli değişimler yaşandı. Acaba bu değişimlerin ne kadar farkındayız?

 

Öncelikle bu turnuvanın formatı 1992 yılında UEFA tarafından değiştirilerek, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, Şampiyonlar Ligi’ne dönüştürüldü. Yani futbol bu organizasyonla yeniden formatlandı. Bu turnuvaya şampiyonların dışında başka takımlar da dahil edilerek, görsellik yaygınlaştırılıp ilgi daha da arttırıldı. 250-300 milyon dolarlar seviyesindeki bütçe milyar dolarlara yükseltildi. Daha da önemlisi bu lig bir prestij ve zenginler ligine dönüştürüldü. Ancak son yıllarda yaşadığımız ve göze batan bir gelişme var ki, bu durum sadece beni değil herkesi rahatsız etmeye başladı. Nedir bu?

 

Şampiyonlar Liginden Premier Lige…

 

Bu gelişme Şampiyonlar Ligi’nin, gruplardan sonraki maçlarının adeta Premier Lig maçlarına dönüşmüş olması. Gerçekten de son 3 sezondur İngilizler, Şampiyonlar Ligi’ni Premier Lig’e çevirdiler. Peki bundan neden şikayetçi oluyorum ki? Premier Lig maçlarını izlemek için o güzelim hafta sonlarımızı çoluğumuz çoçuğumuzla dışarıda geçirmek varken, evde geçirmiyor muyuz? Her hafta 170 ülkede yaklaşık 470 milyon insanın izlediği bir ligden kim şikayetçi olabilir ki? Konuya bu yönden bakıldığında bir problem yok. Yok ama Avrupa’nın en üst düzey ve tüm UEFA üyesi ülkelerine açık bu ligde neden daha fazla ülkenin takımı sahne almıyor, alamıyor? Neden her sene çeyrek finale, yarı finale aynı liglerin hemen hemen aynı takımları çıkıyor. Bu durum giderek keyfimizi kaçırmıyor mu? 

 

Avrupa’nın ve Dünya’nın bu en en saygın ve en popüler turnuvasını, son üç senedir Premier Lig ekipleri, yani İngilizler domine eder duruma geldi. Geçen sezon çeyrek finale 4 takımla katılan İngilizler, bu başarıyı bu yıl da tekrar ettiler. 2006/07 sezonunda da çeyrek finale 3 takımla kalan İngilizler için bu turlar bir alışkanlık haline geldi. Ada’nın en gözde dört takımı yani, bizdeki dört büyüklerin İngiliz muadili “Big four” Manchester United, Chelsea, Liverpool ve Arsenal bu yıl tekrar çeyrek finaldeler. Ada takımları aynı zamanda Premier Lig’de de peşi sıra ilk beşte yer alıyorlar. Manchester United 65 puanla liderken, onu 58’er puanla Chelsea ve Liverpool izliyor. Arsenal ise 49 puanla Aston Villa’nın arkasında beşinci sırada kendine yer bulmuş durumda.

 

Şampiyonlar Ligi’ndeki bu yoğunlaşma uzun vadede futbolun reytingini olumsuz etkileyebilecek bir gelişme olarak karşımıza çıkabilir. Herkes neden sonucu daha başından belli bir turnuvayı her yıl izlemek zorunda kalsın ki? Bu turnuvanın gazını kaçırmadan, ambalajını bozmadan UEFA’nın buna ayrı bir çözüm bulması acilen gerekiyor. Aslında Michel Platini bunun farkında ve o, bu nedenle UEFA ve Şampiyonlar Ligi’nde 2009-10 sezonunda bazı değişikliklere gidecek. Bu nedenle takımların bütçelerine çeki düzen vermek, dengesiz ve haksız rekabete yol açan aşırı borçlanmalarının önüne geçmek istiyor. Bakalım bunu yapabilecek mi hep birlikte göreceğiz…

 

Gazı Kaçmak Üzere Olan Bir Lig, Şampiyonlar Ligi

 

Aşağıdaki sıralama da bize gösteriyor ki, son beş yılda Premier Lig ekiplerinin Şampiyonlar Ligi’nde açık ara üstünlükleri bulunuyor. 2004/2009 arası  çeyrek finallerde, yarı finallerde ve finallerde hep İngiliz kulüplerini görüyoruz. Yine 1998/1999 ile 2007/08 arası Şampiyonlar Ligi’ni İngiliz takımlarının 3 kez kazandıkları dikkatimizden kaçmıyor. Bu süreçte İtalyanların 2; İspanyolların 3; Almanların ve Portekizlilerin birer kez bu kupayı kazandıklarını gözlemliyoruz. Buradan çıkan sonuç: özellikle 2000 yılından bu yana İngiliz ve İspanyolların kupaya ambargo koymuş olmalarıdır. Bu toplulaşma doğal olarak Şampiyonlar Ligi’nde rekabetçi dengeyi Avrupa Futbolu’nun en zenginleri lehine çevirmiş vaziyette. Bu durum Şampiyonlar Ligi’nin gazını kaçırmak üzere…Orta ve uzun vadede hep aynı takımların ağırlıkla finallerde olması, bir süre sonra Şampiyonlar Ligi’ne olan ilginin azalmasına yol açabilir.  İsterseniz Şampiyonlar Ligi’nin son beş yılına birlikte bir bakalım.

 

2008/09 sezonu Çeyrek Final (Arsenal, Manchester United, Chelsea, Liverpool)

2007/08 sezonu  Çeyrek final ve yarı final (Arsenal, Manchester United, Chelsea, Liverpool)

2007/08 sezonu Final (Manchester United- Chelsea/Manchester Utd. Şampiyon)

2006/07 sezonu Çeyrek Final ve yarı final (Chelsea, Liverpool, Manchester United),

2006/07 Final (Liverpool)

2006/05 ilk 16 (Arsenal, Liverpool, Chelsea)

2006/05 Çeyrek Final (Liverpool)

2006/05 Yarı final ve Final (Arsenal)

2004/05 Çeyrek final ve yarı final (Chelsea ve Liverpool)

2004/05 Final (Liverpool-Şampiyon)

2003/04 Çeyrek final (Chelsea ve Arsenal)

2003/04 yarı final (Chelsea)

 

 

Kulüplerin Takım Değeri

 

ŞL’nde çeyrek finale kalan kulüplerin takım değerleri aşağıdaki tabloda yer alıyor. Aşağıdaki tabloya göre sahip oldukları oyuncuların bonservis bedelleri üzerinden hesaplanan takım değerleri dikkate alındığında en değerli kulüp olarak karşımıza 417 milyon Euroluk değeriyle Chelsea çıkıyor. Chelsea’yi izleyen bir diğer İngiliz kulübü 407 milyon Euro ile Manchester United. Diğer İngiliz kulüplerinden Arsenal 293, Liverpool ise 290 milyon Euroluk takım değerine sahip. Bu tablo bize İngiliz kulüplerinin ŞL’nde neden bu kadar dominant olduklarını da, bu şekilde ortaya koyuyor.

 

2008/09 Sezonu Çeyrek Finale Kalan Kulüplerin Değeri (Milyon Euro)

KULÜP

Milyon Euro

Porto 

114

Villa Real

191

Bayern Munich

239

FC Liverpool

290

FC Arsenal

293

Manchester United

404

Barcelona

409

FC Chelsea

417

 

 

 

Zenginliğin Yolu Nerden Geçiyor?

 

Şampiyonlar Ligi yarattığı katmadeğer, sağladığı saygınlık ve parasal gelirle, kulüplerin bu yarışma içinde olma isteklerini hep en yüksekte tutuyor. Bunun farkında olan UEFA, dağıtılan geliri daha da artırarak, Şampiyonlar Ligi’ne olan bağımlılığı üst düzeyde tutmak istiyor. Bu, kendisine büyük rakip olarak gördüğü G14’lerin olası oluşumlarına karşı bir savunma mekanizması anlamına da geliyor aynı zamanda. Önce Lig’e sadece şampiyonları alan, arkasından reytingi ve taraftar tabanı yaygın kulüpleri de dahil eden UEFA, bir süre sonra da gruplardaki takım sayısını ve dağıtılan gelir miktarını artırdı. Bu uygulama doğrultusunda en son yapılan değişiklikle UEFA bu sezon ligde mücadele eden takımlara yaklaşık 585 milyon Euro gelir dağıtacak. Geçen sezon kulüplere dağıtılan toplam tutar ise 550 milyon Euro olarak gerçekleşmişti.

 

Bu sezon dağıtılacak gelirlerin detayına geçmeden önce, UEFA Yönetim Kurulu’nun yayınladığı “Financial Memorandum”a göre gelirlerin genel dağıtım kriterlerine bir bakalım. Şampiyonlar Ligi’nde üç temel kritere göre gelir dağıtımı yapılıyor. Birincisi: her takıma eşit olarak dağıtılan 5.4 milyon Euro tutarındaki katılım payı ücreti. İkinci kriter ise kulüplerin sportif performansına göre yapılan dağıtımdır. Ki, buna göre gruplarında mücadele eden her takım galibiyet başına 600.000Euro kazanırken; beraberlik halinde ise 300.000 Euro kazanıyor. Gruplardan çıkma başarısı gösteren kulüplere ise bu performansı nedeniyle ödenen tutar 2.2 milyon Euro. Çeyrek finale ulaşan kulüpler 2,5 milyon Euroluk bir parasal ödüle kavuşurken, yarı finale çıkabilenler 3’er milyon Euro parasal başarı ödülü alıyorlar. Finale yükselen kulüplerden kupayı havaya kaldıran 7 milyon Euro başarı ödülü alırken finali kaybeden takım ise 4 milyon Euro teselli ödülü alıyor. Üçüncü dağıtım kriteri ise, yayın havuzuna , naklen yayıncın kuruluşun katılım payı oranında alabileceği maksimum tutar ki, bu bizim kulüplerimiz için toplam 10 milyon Euro’yu ifade ediyor. Bu tutar mücadele eden kulüp sayısına bölünerek, takımlara dağıtılıyor. Bu sene ülkemizi sadece Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde temsil ettiği için bu tutarın tamamını Fenerbahçe almış oldu. Galatasaray da gruplara kalabilseydi, bu tutar ikiye bölünmüş olacaktı.

 

Yukarıda belirtilen tutarları baz aldığımızda, Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olan bir kulüp, ilave alacağı yayın gelirleri parası hariç olmak üzere en az toplam  25 Milyon Euro para kazanıyor. Bu nedenle Şampiyonlar Ligi gerçek anlamda bir zenginler kulübü...

 

Endüstriyel futbolun gözbebeği: Şampiyonlar Ligi

 

Her ne kadar adı Şampiyonlar Ligi olsa da, bu futbol organizasyonu, kelimenin tam anlamıyla bir zenginler kulübü... Bu kulübe üye olabilmenin yolu, yüksek mali ve sportif performanstan geçiyor. Kulübe adım atabilmek için, önünüze çıkan ciddi rakipleri ekarte etmek tek başına yetmiyor; aynı zamanda onlarla rekabet edebilecek bir parasal büyüklüğe de sahip olmanız gerekiyor. Bu kapsamda değerlendirdiğimizde, çeyrek finale kalan kulüplerin önemli gelir ve piyasa değerlerine sahip olduğunu görüyoruz. Bu kulüpler içinde Deloitte’un para ligine giremeyen sadece 2 kulüp bulunuyor. Bunlardan birisi 82,1 milyon Euroluk geliri ve 114 milyo euroluk takım değeri ile Porto iken; diğeri de 47,4 milyon euroluk gelir ve 191 milyon euroluk takım değeriyle Villa Real. Gerçekten de bu iki takım zenginler kulübünün yoksul üyeleri.



 UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Sportif Performans Bakımından İlk 20 Kulüp

 

1996-2007 döneminde Şampiyonlar Ligi’nde sportif performans bakımından en başarılı olan kulüpler aşağıdaki tablodan görülebilir. Tabloya göre geçen 10 yıllık dönemde sportif performans bakımından en başarılı kulüp olarak karşımıza Real Madrid görünüyor. Real Madrid 1996/97-2007/8 döneminde 2 kez çeyrek final, 2 kez yarı final oynarken, toplam 3 kez de bu Kupayı havaya kaldırdı. Real  Madrid’in bu başarısına en yakın  kulüp ise Manchester United oldu. Manchester United bu dönemde 4 kez çeyrek; 3 kez de yarı final oynadı  ve 2 kez de kupayı kazanma başarısı gösterdi. Üçüncü sırada yer alan kulüp ise AC Milan. Milan bu dönemde birer kez çeyrek ve  yarı final oynarken; iki kez de final oynadı ve bu finallerden sadece birisini kazanabildi.

 

Bu başarılı sportif performans aynı zamanda bu kulüplere mali başarı da getirdi. Avrupa’nın en zengin 20 takımı içinde Real Madrid 351 milyon Euroluk gelir ile ilk sırada yer alırken, 1997/98-2007/08 dönemlerinde de Şampiyonlar Ligi’nden toplam 126,2 milyon euro kazandı.  İkinci sıradaki Manchester United ise aynı zamanda en zenginler sıralamasında da 315,2 milyon Euroluk gelirle, yine Real Madrid’in arkasında  2. sırada yer alıyor. Man. United 1997/98-2007/08 döneminde Şampiyonlar Ligi’nden 134,9 milyon Euro kazanmış durumda. Üçüncü sırada yer alan AC Milan ise Avrupa’nın en zengin sıralamasında  227,3 milyon Euroluk geliriyle 6. sırada yer alıyor. AC Milan’ın aynı dönemde ŞL geliri ise 112,7 milyon Euro.

 

 

 

1996/97-2007/08 Dönemi Şampiyonlar Ligi’nde En Başarılı 15 Kulüp

 

Çeyrek

yarı

 

 

Kulüp

Final

Final

Final

Şampiyon

Real madrid

3

3

3

3

Man. United

5

4

2

2

AC Milan

2

2

2

2

Liverpool

3

3

2

1

Bayern Munich

4

1

1

1

Juventus

2

1

3

0

Barcelona

2

2

1

1

Valencia

2

2

2

0

Chelsea

5

4

1

0

Brossia Dortmund

1

1

1

1

Porto

4

1

1

1

Arsenal

3

1

1

1

Monaco

1

1

1

0

Inter

3

1

0

0

O.Lyon

3

1

0

0

 

 

 

Aslan Payını Avrupa’nın En Zengin ilk 8 Kulübü Alıyor

 

Şampiyonlar Ligi 1992-93 sezonundan bu yana para dağıtmaya devam ediyor. 16 sezondur devam eden Lig’de en çok para kazanan on kulüp aşağıda gösteriliyor. 2006-07 sezonunda Avrupa’nın en zenginler sıralamasında ilk 15’te yer alan on kulüp aynı zamanda Şampiyonlar Ligi’nde de en çok kazanan kulüplerden…Aşağıdaki tabloya göre kuruluşundan bu yana en çok parayı kazanan kulüp olarak karşımıza Bayern Munich çıkıyor. Bayern Munich son on yılda toplam 148,7 milyon Euro parasal ödül kazanırken, yıllık ortalama kazancı 14,8 milyon Euro’ya karşılık geliyor. Bayern’i izleyen kulüp ise 134,9 milyon Euroluk geliriyle Manchester United. Üçüncü sırada yer alan kulüp ise 126,2 milyon Euroluk geliriyle Real Madrid.

 

 

Şampiyonlar Ligi’nde En Çok Kazananlar (1992/93-2007/2008)

 

Kulüp

Milyon

Euro

B.Munich

148,7

M.United

134,9

R.Madrid

126,2

Arsenal

120,5

AC Milan

112,7

Juventus

111,8

Barcelona

111,4

Liverpool

98,2

Lyon

95,2

Chelsea

89,4

Galatasaray

58,3

Fenerbahçe

55,4

Beşiktaş

24,5

 

Futbol Pastası içinde Liglerin Payı

 

Lig

içindeki

Payı(%)

Fransız 1. Lig

24

Bundesliga

22

Serie-A

28

La Liga

20

Premier Lig

36

Turkcel Super Lig

3,1

 

 

Bugün adı her ne kadar adı Şampiyonlar Ligi olsa da, organizasyon, kelimenin tam anlamıyla bir zenginler kulübü... Bu kulübe üye olabilmenin yolu, yüksek mali ve sportif performanstan geçiyor.

 

       
Şampiyonlar Ligi Ne Kadar Parasal Ödül Dağıtıyor?

 

Aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere son on yılda UEFA’nın Şampiyonlar Ligi’ne katılan Kulüplere dağıtmış olduğu parasal ödül  4 milyar 98 milyon Euro’ya ulaşmış durumda…1998-99 sezonunda 313 milyon Euro tutarında bir geliri 32 takıma parasal ödül olarak dağıtan UEFA bu dağıttığı tutarı on yılda yaklaşık %87 artırarak 2007-08 sezonunda 585 milyon Euro’ya kadar yükseltti. Yine bu dönemde, bu turnuvaya katılan kulüplerin kazançları da ortalama 9 milyon 780 bin Euro’dan 18 milyon 280 bin Euroya çıktı. Bu süreç içinde dağıtılan parasal gelirdeki artış hızını da yine son sütunda görüyoruz. 1998-2008 sürecinde en önemli artış %26 ile 2006-07 sezonunda yaşandı. Yine 2002-03 sezonunda parasal gelir %21 civarında bir artış kaydetti.

 

 

Kulüplere

Dağıtılan

Toplam

Kulüp

başına

Düşen Tutar

Yıllık

Artış

Yüzdesi

Sezonlar

Milyon Euro

Milyon Euro

(%)

1998-99

313

9,78

0

1999-00

315

9,84

0

2000-01

315

9,84

0

2001-02

339

10,59

8

2002-03

410

12,81

21

2003-04

414

12,94

1

2004-05

420

13,13

1

2005-06

437

13,66

4

2006-07

550

17,19

26

2007-08

585

18,28

6

Toplam

4.098

128,06

 

 

 

       
Biz ne durumdayız?

ŞL gelirleri dağıtım kriterlerinde ülke puanları ve yayıncı kuruluşun, yayın havuzuna iştirak payları, o ülke kulüplerinin alacakları tutarları doğrudan etkiliyor. Takımlarımızın başarı katsayılarının düşük olması; ülke puanında geriliyor olmamız ve yayıncı kuruluşun yayın havuzuna düşük tutarda katılması takımlarımızın ekstra bir sportif performans sergilemedikleri sürece züğürt kalmalarına neden oluyor. Ancak zenginler kulübünün bu tesellisi bile, çoğu Süper Lig takım gelirinin üstünde olduğu dikkate alınırsa; bu kulüpte yer almanın önemi kendiliğinden ortaya çıkıyor.

 

SONUÇ

Avrupa ve Dünya futbolunun en prestijli ve en çok izlenen turnuvası olan Şampiyonlar Ligi, aynı zamanda endüstriyel futbolun da gözbebeği durumunda. Bu turnuva gerek bütçesi, gerekse yıllık yarattığı gelirle gerçekten bir zenginler kulübü. Bu kulüpte yer almak ciddi bütçeler gerektiriyor. Zaman zaman bu ligde Porto, Villa Real gibi Deloitte’un Para Ligi’ne giremeyen sıra dışı kulüpleri görebiliyorsak ta, bu kulüplerin performansı ancak marjinal kalabiliyor. Son beş yılda bu anlamda ligi domine eden kulüplerin beş büyük ligden çıkıyor olması ise, bu liglerin Avrupa futbol pastasından aldıkları pay göz önüne getirildiğinde eşyanın tabiatına uygun görünüyor. Özellikle beş büyük lig içinde Premier Lig temsilcilerinin bu ligi domine eder duruma gelme ise, futbol tutkusunun uzun vadede zarar görebileceği endişesini de beraberinde getiriyor. Bu kulüplerin gelirleri, sahip oldukları bütçeleri, aşırı borçlanmaları ve sahip oldukları takımların değeri, rekabetçi dengenin onlar lehine bozulmasına olanak sağlıyor. Bu durum da kaçınılmaz olarak mali performansta olduğu gibi sportif performansta bir tekelleşmeyi gündeme getiriyor. Giderek Premier Ligleşen ve diğer ligleri saf dışı bırakan bir Şampiyonlar Ligi bir süre sonra kabak tadı vermeye başlayabilir. Bu yazımızda biz bu endişeyi tartışmaya çalıştık.{jcomments on}

 

 

 

Bu İçerik  13856  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

12.08.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.115,09

0,45

 bjk BJKAS

2,80

-0,05

 fb FENER

14,57

-0,10

 gs GSRAY

2,58

0,00

 trabzon TSPOR

3,78

0,14

   SPOR ENDEKSİ  600,33 0,58

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25851132

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 34   20   9  5    65 

34

 31  69
2 Trabzonspor
 34  18  11 76  42  34  65
3 Beşiktaş

 34

 19  5 10 59  40  19  62
4

Sivasspor

 34  17  9 8  55

 38

 17  60
5 Alanyaspor 
 34  16  9 9  61  37  24

 57

6

Galatasaray

 34

 15

 11 8  55  37

 18

 56
7

Fenerbahçe

 34

 15

 8 11  58  46  12  53
8

Gaziantep

 34  11  13 10  49

 50

 -1  46
9

Antalyaspor

 34  11

 12

11  41  52  -11  45
10

Kasımpaşa

 34  12  7 15  53  58  -5  43
11 Göztepe
 34

 11

 9 14  44  49  -5  42
12 Gençlerbirliği
 34  9  9 16  39  56  -17

  36 

13 Konyaspor
 34  8  12 14  36  52  -16  36
14 Denizlispor 
 34  9  8 17  31  48  -17  35
15 Rizespor

 34

 10  5  19  38  57

 -19

 35
16

Malatyaspor

 34

 8  8  18  44  51  -17  32
17 Kayserispor
 34  8  8  18  40  72  -32  32
18 Ankaragücü
 34  7  11  16  31  56  -25  32

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.