x
6 Ağustos 2020- 2019/20 sezonunu  33.600 UEFA ülke puanıyla, 11. sırada kapatan Türkiye, Şampiyonlar Ligi'nin 2021-22 sezonuna direkt takım gönderemeyecek. Bu durumda 2020/21  Süper Lig Şampiyonu Şampiyonlar Ligi gruplarına... 31 Temmuz 2020- Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı karara göre 2020-21 Sezonunda Süper Lig'de düşme olmayacak ve Süper Lig 21 takımla oynanacak. 20 Temmuz 2020- 2019-2020 Süper Lig Cemil Usta Sezonunun şampiyonu Medipol Başakşehir oldu. 10 Temmuz 2020- Federasyonun açıklamasına göre, Süper Lig'de 2020-2021 sezonu 11 Eylül 2020 Cuma günü başlayıp, 16 Mayıs 2021 Pazar günü tamamlanacak. 19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd... 5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Kriz Tuğrul AKŞAR Futbolumuzda Korana Virüs ve Kriz Yönetimi Nasıl Olmalı?

Futbolumuzda Korana Virüs ve Kriz Yönetimi Nasıl Olmalı?

337731 

Tuğrul Akşar/26 Nisan 2020 Koranavirüs ya da tıbbi ismiyle COVID-19 krizi Avrupa ve Dünya futbolunu doğal olarak bizim futbolumuzu da ekonomik, finansal, sportif ve sosyal olarak etkiledi, etkilemeye de devam ediyor.

 Şüphesiz ki, şu sıralar insanlığın baş etmekte zorlandığı küresel bir salgın ile (pandemi) ile karşı karşıyayız.

 

Futbolda ise,  daha farklı bir pandemiden söz etmek istiyorum. Tüm futbol dünyasını etki altına alan ekonomik-finansal bir pandemiyi kastediyorum.

 

Covid-19’un Sosyo-Ekonomi Politiğine Bakış

 

İçinde yaşadığımız kriz ortamı somut koşulların somut analizini zorunlu kılıyor. Çünkü bu analizden çıkacak sonuç, yaşamın her alanında alınacak aksiyonların yönünü ve niteliğini de belirleyecek.

 

İsveçli tarihçi Sverker Sörlin yakın zamanda yazdığı bir makalede, hiçbir zaman küresel bir pandemi olmadığını ve pandemilerin ancak ulusal mantığa göre şekillendiğini ifade ediyor.[1]Yine, William H. McNeil’in 1976’da New York’ta yayınlanan epidemiyolojik[2] tarih üzerine yazdığı ‘’Vebalar ve İnsanlar’’ (Plagues and Peoples) isimli kitabında[3]benzer bir ifadeye tanık oluyoruz. William H. McNeil bu kitabında ‘’ Salgın hastalıklar etkiledikleri toplumları yansıtır’’ diyor.[4] 

 

Bu küresel salgın, sosyolojik anlamda karşımıza ''devletin geri dönüşünü'' çıkartıyor. Tabi ki, burada karşımıza çıkacak devletin yapısı ve niteliği çok önemli. Bugüne kadar her alanda ‘’minimum maliyet, maksimum kar’’ ve ‘’bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’’ temelli neo-liberal politikaların üzerinde yükselen bir ekonomi-politik anlayışla piyasaları vahşi kapitalizmin emrine bırakmış bir devlet mi? Yoksa, halkını merkeze almış, onun sosyal refahını odak noktasına koymuş, devleti halkı için organize etmiş Kuzey ülkelerindeki gibi bir sosyal refah devleti mi? Ya da yurttaşını devletin emrine vermiş, ''salgını sömürmekle'' meşgul, ‘’ az özgürlük, az demokrasi’’ modelli, bir devletle mi karşı karşıya kalacağız? Bu soruya yanıtı aslında yaşamın kendisi veriyor. Şurası çok açık ki, korona virüs krizi sosyal demokrat refah devletinin geri dönüşünü zorunlu kılıyor. Yani, devletin sosyal bir yönetim aracı olduğunu bize zoraki de olsa anımsatıyor. 

 

Futbol Finansallaştıkça Kırılganlığı Arttı! 

 

Futbolun aşırı finansallaşması, merkez ligler ile çevre ligler arasında finansal polarizasyonun artmasına neden oldu. Özellikle beş büyük ligde yaşanılan aşırı gelir artışı, merkez liglerde sermaye yoğunlaşmasına neden olurken, çevre liglere parasal akışın azalmasına  yol açtı. Bu olumsuz değişim, süreç içinde çevre liglerin giderek yoksullaşıp rekabet güçlerini yitirmesini beraberinde getirdi. Parasal gelire ulaşmakta zorlanan, yani futbol pastasından daha az pay alan çevre ligler, yönetsel zafiyetlerin de etkisiyle zamanla giderlerini karşılayamaz, finansal sorumluluklarını yerine getiremez hale geldiler. Mali yapıları kırılganlaşan ve finansal dengelerini yitiren çevre ligler, sürekli krizlerle boğuşurken, merkez ligler refah içinde yaşıyorlardı. Ne var ki, bu finansal ve ekonomik dengesizlik sadece çevre liglerin sorunu olamazdı. Çünkü, rakip olmadan futbol olamayacağına göre, çevre liglerin de yaşaması gerekiyordu. UEFA'nın merkez ligleri kollayan bilinçli stratejileri, çevre ülke ligleri ile merkez ligler arasındaki uçurumu daha da  derinleştirdi. İşte, Avrupa futbolu merkez ile çevre ligler arasında bu yakıcı sorunu yaşarken, Covid-19 krizi ile karşı karşıya kaldı. Korona virüs salgını, bu şiddetli çelişkinin gün yüzüne çıkmasına neden olurken, Avrupa futbolundaki haksız ve dengesiz rekabetin, nasıl çevre ligler aleyhine geliştiğini ve onların UEFA tarafından  nasıl yoksullaştırdıklarını da gözler önüne serdi. Mevcut finansal problemleri nedeniyle hayat memat sorunu yaşayan çevre liglerin ekonomileri daha derin bir krize girfmek durumunda kaldı. bu olumsuzluk olmasa belki de, Covd-19 etkisini daha hafif hissedebilecekken, şimdi çevre ligler  Süper Lig örneğinde olduğu gibi tamamen çökmüş durumdalar. Bugün mevcut sorunları daha da ağırlaştıran Covid-19 krizini bu ligler atlatmadan, merkez liglerin ayağa kalkması, eski sağlıklı günlerine ulaşmaları çok olası görülmüyor.  Covid-19'un Avrupa futbolunda krizi derinleştirici etkisi, tahmin edilebilecek yıkımdan daha fazla olacakmış gibi görünüyor.   

 

Bu nedenle UEFA istese de, istemese de kesenin ağzını açmak ve çevre ülkelere desteklerini arttırmak zorunda kalacak.

 

Covid-19’un Spora ve Özellikle Futbola Etkisi

 

Covid-19’un toplumsal yaşama olan etkilerini birey-kurum ve devlet olarak yaşamaya ve hissetmeye başladık. Yaygın ve hızlı bulaşıcı niteliğiyle evde kalmak zorunda olan bireyler, bu nedenle ticari-ekonomik-finansal ve yönetsel faaliyetine ara vermek durumunda kalan kurumlar ve pandemiyle mücadele kapsamında yaşamsal ve toplumsal her türlü önlemi almak durumunda kalan devletler…

 

Kısacası, Covid-19 yaşamın sosyal ve ekonomik yönünü şu anda aksatmış durumda. Böylesi koşullarda otomatikman sportif etkinlikler ve tabi ki futbol da durdu.

 

Şu anda tüm dünyada COVİD-19 nedeniyle oynanmayan maçlar, ertelenen ligler doğal olarak, her zaman gelirlerinin üzerinde gider yapma anomalisine[5]sahip patolojik[6]bir “sektöre dönüşen futbol ekonomisini şimdi tehdit ediyor. Tehdit etmekle kalmıyor, futbol şu anda ciddi enfekte olmuş durumda. Zaten var olan ekonomik ve finansal sorunlar, COVID-19 yüzünden daha da derinleşti ve sektörü entübe[7]etti. Yani, anlayacağınız COVID-19 futbolumuzun içinde bulunduğu krizi daha da derinleştirdi ve futbol yapılanmasının hiç te istemeyeceği şekilde onu su yüzüne çıkardı. Şu anda futbolumuz ekonomik ve finansal olarak nefes alıp veremiyor. Gelirleri tamamen durdu. Ekonomik anlamda nefes almakta zorlanıyor. Finansal olarak ta, yükümlülüklerini yerine getirebilecek yaşamsal fonksiyonları çalışmıyor.  Oyuncularına birikmiş borçlarını ödeyemiyor. Bankalara olan kredi anapara, faiz ve taksit ödemelerini gerçekleştiremiyor. Faaliyetine ilişkin giderlerini karşılayamıyor.

 

Kısacası, futbolumuzun ekonomik ve finansal olarak sağlığı iyice bozulmuş, immünal[8]sistemi çökmüş durumda. Ekonomik ve finansal bağışıklık sistemi çöken futbolumuzu nasıl ayağa kaldıracağız? Neler yapılmalı? İşte bunların üzerinde konuşmamız gerekiyor.

 

Öncelikle ilk yapılacak şey, futbolumuzu ayağa kaldırabilecek ilk müdahaleyi nasıl ve ne şekilde yapmalıyız ki, sistem kendisini iyileştirmeye çalışsın. Bu kapsamda ilk olarak, acil kriz yönetimine geçilmeli.

 

Ne demek istiyorum: Şu anda, bir an önce kulüplerin acil gereksinimleri ve hasar tespiti yapılmalı. İlk etapta sistemi çalıştırabilmek için kulüplerin rutin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri sağlanmalı. Bunun için de, öncelik onların faaliyetlerini tekrar normalize edebilmek. Bunun için gelir yapısına ve gider yapısına bakılmalı. Gelir tarafında ne kayıplar oluştu? Oluşan bu gelir kayıpları, hangi tür faaliyetlerin durmasına yol açtı? Gider tarafına bakıldığında da, acilen ilk olarak hangi giderlerin karşılanması gerekiyor? Ötelenebilecek giderler hangileri? Yaşamsal öneme sahip olmayan, daha sonra da yapılsa olabilecek giderlerin saptanarak, aciliyeti olan hayati giderlerin bir an önce yapılması gerekiyor. Bu giderleri yaparken de, örneğin oyuncu ücretleri ilk bunların başında geliyor. Çünkü, oyuncu gelir elde edemez ise yaşamını devam ettiremez. O zaman ilk elde öncelik oyuncu, teknik kadro ve kulüp çalışanlarının ücret ve maaşlarının belirli ölçülerde ödeniyor olması lazım. Bunun için nereden ve nasıl kaynaklar bulunmalı? Bu kaynakları nasıl aloke etmeli?

 

Covid-19’un Futbola Verdiği Zararın Ekonomik Boyutu

 

COVID-19’un futbola verdiği olumsuz etki sadece sportif ve sosyal anlamda değil. Esas sorun ve sıkıntı ekonomik ve finansal tarafta.

 

Zira, COVID-19 nedeniyle ertelenen ligler otomatikman maç günü gelirlerini, reklam ve medya gelirlerini, sponsorluk gelirleri, logolu ürün satış gelirlerini kaybettiler. Ama en önemlisi de yayın gelirlerinden mahrum kalmaları…

 

Bu kayıplar beş büyük ligde 4 Milyar Euro’ya ulaştı.[9] Diğer Avrupa liglerini de dikkate aldığımızda oluşan zarar tutarı 5 Milyar Euro’ya yaklaşıyor. Bu zararın daha da artıp artmayacağı pandeminin yayılma hızına ve onunla baş edilmesine bağlı. 

 

Bu ligler içinde en fazla zarar 1.250 Milyon Euro’luk kayıp ile İngiliz Premier ligde gerçekleşirken, yine bu süreçte kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden, takım değerlerinde de önemli düşüşler yaşandı. Nitekim bu kapsamda, Premier Lig kulüplerinin bonservis bedelleri üzerinden değer kayıpları 1 Nisan- 15 Nisan 2020 arasında 1.8 Milyar Sterlin’e (yaklaşık 2.1 Milyar Euro’ya) ulaştı.[10]

 

Ülkemize dönersek, Süperlig’de ise kulüplerin kayıpları 1.5 Milyar TL’na ulaştı.[11] Türk futbol gelirlerinin büyüklüğünün 4.2 Milyar TL olduğunu dikkate alırsak, Türk futbolunun Koronavirüsü nedeniyle kaybı, toplam gelirinin %25 ile %30’u arasında bir tutara ulaşmış olacak.

 

Her geçen gün, bu kayıplar daha da artacakmış gibi görünüyor. Şu anda ekonomik olarak gelir kaybına uğrayan futbol kulüpleri, oyuncularına ücretlerini, çalışanlarına maaşlarını ödeyemiyor.

 

Pandemi ve Sonrası Neler Yapmalı? Nasıl Yapılmalı?

 

Covid-19 Salgını yaşamın her alanında taşları yerinden oynattı.

 

Her birey, her kurum ve her devlet bundan olumsuz etkilendi. Etkilenmeye de devam ediyor. Sadece pandemi sürecinde değil, pandemi sonrası da çok önemli sorunlar kulüplerimizi bekliyor olacak.

 

Pandeminin olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi, her şeyden önce bu yaygın ve küresel salgına karşı bir dayanışmayı ve ortak bir örgütlülüğü zorunlu kılıyor. Kulüplerin ya da federasyonların tek başlarına bu salgının yıkıcı etkilerinin altından kalkabilmeleri çok mümkün görünmüyor. Bu kapsamda ilk yapılması gereken, başta Süper Lig kulüpleri olmak üzere tüm futbol kulüplerinin, futbolun tüm paydaşlarını kapsayacak geniş katılımlı bir ortak platformu organize etmeleri gerekiyor. Oluşturulacak platform ile sadece lokal gücün değil, uluslararası güçlerin de, başta UEFA, FIFA olmak üzere diğer liglerin de güçbirliğini sağlamaya yönelik bir sinerji oluşturmak zorundayız.

 

Bu kapsamda;

I) Kriz Döneminde,

II) Kriz Sonrası ,

A) Kulüplerin, B) Futbol Otoritesinin (Federasyonun),

Lokal ve Uluslararası alanda yapması gerekenler/aksiyonlar bulunuyor.

 

Buna göre,

 

  1. Kriz Yönetimi (Pandemi İçinde Kısa Vadede Acil Yapılması Gerekenler)
  2.  
  1. Kulüplerin Yapması Gerekenler
  2.  
  3. 1.Kulüp bünyesinde bir Kriz Kurulu/komitesi Oluşturulmalı,
  4. 2.Oluşturulan bu komite aracılığıyla Acil Kriz Önlemleri Alınmalı,
  5. 3.Futbolun tüm paydaşlarını kapsayacak bir Ortak Dayanışma Platformu Oluşturulmalı,
  6. 4.Kriz Hasar Tespiti Yapılmalı,
  7. 5.Bozulan Nakit Akışını yeniden Düzenlemeye Yönelik Gelir/Gider Yönetimi Sağlanmalı, mevcut faaliyetin devamı için olması gereken asgari gelir gereksiniminin tespiti sonrası, bu gelirin nasıl ve ne şekilde yaratılacağına odaklanılmalı,
  8. 6.Kulübün acil gelir yaratabilme potansiyellerinin saptanarak, buralardan sağlanacak kaynakla kulübün bozulan nakit akışları tekrar düzenlenmeli,
  9. 7.Var olan giderlerin içerisinde yaşamsal öneme sahip olmayanların ertelenmesi ve diğer önemli giderlerde ise kısıntıya gidilmeli (maliyet kontrollü bir yapıya geçilmesi),
  10. 8.Bu kapsamda oyuncu ve çalışanların ücret ve maaşlarında ne tür önlemler alınacağının ortak bir uzlaşmaya varılarak belirlenmeli,
  11. 9.Dijitaller kanallar aracılığıyla tüm futbol paydaşlarına ve taraftara ulaşılarak, maddi ve manevi güç birliği oluşturulmasına yönelik aksiyon alınmalıdır.
    1.  
  1. Futbol Otoritesinin (Federasyonun) Yapması Gerekenler
  2.  
  3. 1.Futbolun tüm paydaşlarını kapsayacak acil bir kriz komitesi/kurulu oluşturulmalı,
  4. 2.Oluşturulacak bu kurul araçlığıyla kulüplerin ve Türk futbolunun ekonomik-finansal zarar tespiti yapılmalı,
  5. 3.Acilen Futbolun üst örgütlenmesi olan UEFA ve FIFA ile temasa geçilmeli,
  6. 4.Acilen diğer ülke federasyonlarıyla temasa geçilerek ortak bir güç birliği ve sinerji yaratacak bir platform tesis edilmeli,
  7. 5.Yayıncı kuruluş ile görüşülerek, bu ortamda asgari düzeyde bile olsa, kulüplere ödemelerin yapılması sağlanmalı,
  8. 6.Mali kesimle temasa geçilerek, kulüplerin olası nakit gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik yeni finansman olanakları yaratılmalı,
  9. 7.Federasyon kendi nezdinde Acil Durum Destek Fonu Oluşturarak, buradan kulüplere, en azından can suyu olabilecek belirli nakit destek sağlamalı (bu destek daha sonraki yayın bedellerinden tahsil olunabilir),
  10. 8.Kulüp yönetimleri ile sıkı bir iletişim kurularak, eşgüdüm içinde bu önlemlerin/aksiyonların hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.
    1.  
  1. Kriz Sonrası Yapması Gerekenler (Pandemi Sonrası Yapılacak Olanlar)
  2.  
  1. Kulüplerin Yapması Gerekenler
  2.  
  3. 1.Krizin Neden Olduğu kapsamlı hasar Tespiti yapılmalı.
  4. 2.Krizin neden olduğu zararları telafi edecek kulüp içinde yönetsel kapsayıcı kurumlar oluşturulmalı,
  5. 3.Bu bağlamda, var olan finansal sorunların giderilmesine yönelik Stratejik Finansal Sorunları Giderme Komitesi oluşturulmalı,
  6. 4.Bu komite aracılığıyla saptanan hasarların giderilebilmesi için nakit kaynak yaratma (Fon Tedariki) sağlanmalı,
  7. 5.Diğer Ülke liglerinde yer alan kulüpler ile ortak dayanışma ve güç birliği oluşturacak bir platform oluşturulmalı ve bu platformun etkin çalışması sağlanmalıdır.
  1.  
  1. Futbol Otoritesinin (Federasyonun) Yapması Gerekenler
  2.  
  1. Tüm kulüpler ile ortak bir güçbirliği ve sinerji yaratacak yeni bir platform oluşturulmalıdır.
  2. Futbol Federasyonu yönetsel, ekonomik, finansal ve sportif anlamda rekabeti tekrar yükseltecek kapsayıcı kurumlar oluşturmalı, mevcut yapısını gözden geçirmelidir.
  3.  
  4.  Bu kapsamda,
  5.  
  6. 1.Risk Yönetim Birimleri kulüpler ve federasyon bazında oluşturulmalı,
  7. 2.Rekabeti maksimize edecek ve futbol kalitesini artıracak birimler kurulmalı,
  8. 3.Alt yapı yapılanmasını yeniden düzenleyen yeni bir model oluşturulmalı,
  9. 4.Federasyon bazında ve kulüpler özelinde bundan sonraki olası risklere karşı Acil Durum Destek Fonu veya Nakit Rezerv Havuzu Oluşturulmalı,
  10. 5.Diğer Ligler ile ortak dayanışma ve güçbirliği sağlayabilecek platform için yönetsel bir birim oluşturulmalı,
  11. 6.Futbolcu sağlığı ve gelecek güvencesine yönelik bir Futbolcu Sosyal Güvenlik Kurulu oluşturulmalı,
  12. 7.Bundan sonraki olası risklere karşı kapsamlı Sigorta Poliçesi yaptırılmalıdır,
  13. 8.Kulüplerin kısa vadeli finansal gereksinimlerini karşılamaya yönelik mali kesimle görüşülüp yeni kredi olanakları yaratılmalıdır.
  14. 9.Yayıncı kuruluş ile yapılan naklen yayın sözleşmesi koşulları tekrar gözden geçirilmeli ve olası ekstrem durumlar için kulüplerin çıkarlarını koruyacak yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
  15. 10.Kulüplerin nakit akışlarını belirli ölçülerde düzenlemeye olanak sağlayacak, ileride kazanacakları yayın bedellerinden iskonto edilmesi kaydıyla, nakit desteği olanağı sağlanmalıdır.
  16. 11.UEFA ve FIFA’dan kaynak teminine yönelik arayışa geçilmelidir.
  1. Kısacası; Kulüplerin ve federasyonun ilk etapta ve daha sonrası için lokal ve uluslararası alanda almaları gereken bazı aksiyonlar bulunuyor. Bunları yukarıda detayıyla ele aldık. Görülüyor ki Türk futbolu, kulüpler ve federasyon bazında alacağı yeni aksiyonlar ve gerçekleştireceği yeni örgütlenmelerle, bundan sonraki aşamada olası krizlere karşı, kırılgan olan mali yapıyı güçlendirecek, sağlıklı ve sürdürülebilir ekonomik-finansal yapıyı tesis edebilecek, sportif performansı artırabilecek, futbol kalitesini yükseltecek yeni kapsayıcı kurumlar oluşturmak zorunda. Yani,  Türk futbolunun Acil Sorunlarına, Acil ve Kapsamlı Çözüm Önerileri Bulması Gerekiyor.

 

Krizin Bize Gösterdikleri ya da Krizden Alınacak Dersler

 

COVID-19 salgını, futbolumuzda var olan sorunları, ekonomik, finansal ve yönetsel olarak su yüzüne çıkarttı. Daha doğrusu bu konuda Covid-19 bir tür katalizör görevi gördü.

 

Bu krizle birlikte bir kez daha gördük ki: Sağlıklı ve sürdürülebilir bir mali yapıya sahip olmadan, kulüplerin finansal yapıları olası krizlere veya şoklara karşı son derece kırılgan ve korumasız.

 

Var olan futbol yapılanmamızın olası şok ve krizlere karşı ne kadar hazırlıksız ve yetersiz olduğunu gördük. Futbol üst yapımızda yönetsel yetkinliklerin, mevcut sorun ve sıkıntılara çözmekte yetersiz kaldığını ve daha da önemlisi kendilerinden beklenen basireti sergileyemediklerini ne olarak anladık.

 

Böylesi kriz dönemleri turnusol kağıdı gibidir. Var olan kurumsal yapıların görevlerini yerine getirip getiremeyeceklerini net olarak ortaya koydu.

 

Mevcut statükonun kriz yönetiminde yetersiz kalması, futbolumuzda yeni kapsayıcı kurumlar kurmayı zorunlu kılıyor. Artık, futbolda paradigmalar değişti ve değişmeye de devam edecek. Bu değişimin gerisinde kalamayız.

 

Bu kriz bize bir kez daha gösterdi ki, alt yapı hiçbir zaman ihmal edilemez.

 

Gerek lokal, gerekse uluslararası ortak bir dayanışma platformu oluşturulmadan, güç birliği yaratmadan bu krizlerle başa çıkmanın olanağı yok.

 

UEFA ve FIFA’nın sıkıntılı zamanlarda sadece kendi çıkarları doğrultusunda aksiyon aldıklarını gözlemledik. 

 

En önemlisi de, artık Türk Futbolunda Üst Düzey Örgütlenme Modeli Değiştirilmelidir.

 

Son Söz

 

COVID -19 Krizi futbolumuzun içinde bulunduğu sorunların bugünkü var olan yönetsel ve yasal yapılanmayla çözülemeyeceğini bize gösterdi. Covid-19 şimdi bize futbolumuzu yapısal temelde, yeniden yönetsel ve yasal düzenleme fırsatı veriyor. Bu nedenle, öncelikle futbolumuzda yeni kapsayıcı kurumları oluşturamaz isek, Covid-19’un daha da derinleştirip belirginleştirdiği krizin yıkıcı etkisinden Türk futbolunu kurtarma şansımız bulunmuyor.   

 

Bu kapsamda; 1) Futbolumuzda siyasetten destek almaya alışmış ve alıştırılmış, saygın gazeteci Attila Gökçe’nin de ifade ettiği ‘’merhamet ekonomisi’’ ya da benim ifademle de ‘’ bağış ekonomisi’’ temelli yapıdan kesinlikle kurtulmalıyız. 2) Kulüplerde mutlaka kurumsal yönetimi egemen örgüt modeli haline getirmeliyiz. 3) Tamamıyla kulüplerin yönetimi ve denetiminde, onların sahip olduğu Süper Lig A.Ş. yapılanmasına geçmeliyiz ve bu kapsamda mevcut fonksiyonlarını yerine getirmekten aciz Kulüpler Birliği Vakfı’nı tasfiye etmeliyiz. 4) Türk futbolunu ekonomik-finansal anlamda yönlendirip kontrol edecek ve sağlıklı, sürdürülebilir bir yapıyı sağlayacak, siyasetin ve kulüplerin etki edemeyeceği, özerk bir Futbol Üst Kurulu oluşturmalıyız. Bunun için gerekli yasal düzenlemeye gidilmesi gerekir. 5) Futbol kulüplerimizin finansal gereksinimlerini mali kesimden karşılama yerine, kendi varlıklarını bir araya getirerek oluşturacakları fonlardan sağlamaya yönelik yeni bir yapı tesis etmeliyiz. 5) Futbolumuzun kara günlerinde kullanabileceği bir Acil Durum Destek Fonu oluşturmalıyız. 6) Oyuncuların sağlık ve iş güvencelerine olumlu destek ve katkı sağlayacak bir Futbolcu Sosyal Güvenlik Kurulu inşa etmeliyiz. 7) Tüm bunların sonucunda Türkiye Futbol Federasyonu sadece yönetsel işlevlere sahip yeni bir örgütlenme modeline geçmelidir.

 

Bunları yapabilirsek, futbolumuz kendi ayakları üzerinde durabilecek; sahip olduğu dinamiklerini ve potansiyelini harekete geçirebilecektir. 

 

Sonuç itibariyle, Covid-19 krizi bize, futbolumuzda değişen paradigmaya uygun yeni bir yapılanma fırsatı veriyor. Eski yapıyı yeniden restore etme yerine, kökten değiştiren ve önünü açan bir yapılanmaya gitmek için bundan daha uygun bir zaman ve ortam olamaz. Günü kurtaran reformist çözümler yerine, daha yapısalcı ve devrimci bir yapılanmayla Türk futbolunu yeniden kurabiliriz.

 

Futbolumuzda gelecek on yılları kazanmak için gerekirse bugünü feda edelim. 2020’yi zaten kaybettik. 2021’den de vazgeçebilir, yeni sürüm bir futbol yapılanmasıyla Avrupa’nın başat bir futbol ülkesi haline gelebiliriz. Tarihin ayağımıza getirdiği bu şansı kaçırmamalıyız. {jcomments on}


[1] https://www.dn.se/kultur-noje/sverker-sorlin-vi-forsoker-gemensamt-f

inna-en-vag-dar-en-vag-aldrig-funnits/

[2] Epidemiyoloji: toplumdaki hastalık, kaza ve sağlıkla ilgili durumların dağılımını,

görülme sıklıklarını ve bunları etkileyen belirteçleri inceleyen bir tıp bilim dalı.

[3]William H. McNeil, Plagues and Peoples, Library of Congress Cataloging in

Publication Data, Printed in NewYork 1976.

[4]’Umut ÖZKIRIMLI, Lars, TRAGARDH,

Why might Sweden's Covid-19 policy work?

Trust between citizens and state’’, The Guardian, 21 April 2020,  

https://www.theguardian.com/world/commentisfree/2020/apr/21/sweden-c

ovid-19-policy-trust-citizens-state 

Bu makalenin Türkçe çevirisi için de, bkz.‘’Vatandaşlar ve devlet arasındaki

güven:İsveç'in Covid-19 politikası’’,

https://www.birgun.net/haber/vatandaslar-ve-devlet-arasindaki-guven-isvec-i

n-covid-19-politikasi-297581

[5]Anomali: Belli bir ölçüye, belli bir kurala, belli bir dağılıma uymamama

durumu.Normalden belirgin ölçüde sapma durumu…

Normal dağılım ve dizilimlerin dışına sapan, sapkın durum.

[6] Patolojik: Yapısal bozuklukların neden olduğu işlevsel bozukluklar.

[7] Entübe Olmak: Solunum cihazına bağlı yaşam sürdürmek.

[8] Bağışıklık sistemi.

[9] https://www.footballbenchmark.com/library/what_are_the_major_i

mpacts_of_coronavirus_on_the_game

[10] https://www.dailymail.co.uk/sport/sportsnews/article-8218159/Player-

values-falling-coronavirus-pandemic-puts-transfer-market-crisis.html

[11] www.futbolekonomi.com/index.php/haberler-makaleler/genel/122-

tugrul-aksar/4809-coronavirus-ve-futbol-tugrul-aksar-coronaviruses-and-

soccer.html

Bu İçerik  504  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

29.07.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.132,19

-1,78

 bjk BJKAS

2,83

-0,12

 fb FENER

13,35

0,14

 gs GSRAY

2,47

0,02

 trabzon TSPOR

4,03

0,10

   SPOR ENDEKSİ  588,17 0,30

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25797741

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 34   20   9  5    65 

34

 31  69
2 Trabzonspor
 34  18  11 76  42  34  65
3 Beşiktaş

 34

 19  5 10 59  40  19  62
4

Sivasspor

 34  17  9 8  55

 38

 17  60
5 Alanyaspor 
 34  16  9 9  61  37  24

 57

6

Galatasaray

 34

 15

 11 8  55  37

 18

 56
7

Fenerbahçe

 34

 15

 8 11  58  46  12  53
8

Gaziantep

 34  11  13 10  49

 50

 -1  46
9

Antalyaspor

 34  11

 12

11  41  52  -11  45
10

Kasımpaşa

 34  12  7 15  53  58  -5  43
11 Göztepe
 34

 11

 9 14  44  49  -5  42
12 Gençlerbirliği
 34  9  9 16  39  56  -17

  36 

13 Konyaspor
 34  8  12 14  36  52  -16  36
14 Denizlispor 
 34  9  8 17  31  48  -17  35
15 Rizespor

 34

 10  5  19  38  57

 -19

 35
16

Malatyaspor

 34

 8  8  18  44  51  -17  32
17 Kayserispor
 34  8  8  18  40  72  -32  32
18 Ankaragücü
 34  7  11  16  31  56  -25  32

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.