Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
6 Eylül 2021- Beşiktaş Kulübü 2021 yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısında kulübün toplam borcunun 4 milyar 382 milyon 188 bin 257 TL olduğu açıklandı. 27 Ağustos 2021- UEFA Şampiyonlar Ligi 2021-22 sezonunda ülkemizi temsil edecek Beşiktaş grubunda Ajax, Dortmund ve Sporting Lisbon ile mücadele edecek. 25 Ağustos 2021- Fenerbahçe,  3 Temmuz sürecindeki her türlü zararının tazmini için Türkiye Futbol Federasyonuna 250 milyon lira tutarında tazminat davası açıldığını bildirdi. Futbolekonomi- 10 Ağustos 2021 Fenerbahçe, Paribu'yla 'Token' anlaşması sonrası KAP'a bildirimde bulundu: En az 175 milyon TL gelir sağlandı. 9 Ağustos 2021- Real Madrid ve Barcelona, CVC Capital Partners ile imzalanan 2,7 milyar euro'luk La Liga'nın %10'luk kısmının satışına, kulüplerin haklarını kısıtlayacağı gerekçesiyle karşı. 12 temmuz 2021- Euro 2020 şampiyonu, 1-1 biten ve uzatmalarda da sonuç değişmeyince penaltılarla İngiltere'yi 3-2 yenen İtalya oldu. 21 Haziran 2021- Euro 2020'de oynadığı üç maçtan da puan çıkartamayan milli takım turnuvadan elenerek Türkiye'ye döndü.  15 Haziran 2021- UEFA Euro 2020 futbol şampiyonasında 1 ay boyunca UEFA, 24 ülke takımına 331 milyon Euro ödül dağıtacak. 11 Temmuz akşamı kupayı kaldıracak ülke takımı ise 34 milyon Euro ödül kazanacak! 11 Haziran 2021- Geçen yıl düzenlenmesi planlanan ancak pandemi nedeniyle ertelenen Euro 2020, İtalya- Türkiye maçı ile başladı. İlk maçı İtalya 3-0 kazandı. turnuva yaklaşık bir ay süreyle 11 farklı ülkede ve statda oynanacak. Fin... 26 Mayıs 2021- UEFA yayınladığı raporunda Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi, Konferans Ligi ve Süper Kupa için toplam 3,5 Milyar Euro civarında kulüplere para dağıtılacağını açıkladı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Lucescu ve Arda Bir Sonuçtur!

Lucescu ve Arda Bir Sonuçtur!

ardalucescu1

Müslüm Gülhan- 23 Ekim 2018 Toplum içindeki oluşan olgu ve olayların tasarlayıcısı olan unsurlar, birbiri içerisinde bağımsız sayılırlar, ama sebep sonuç ilişkisi içinde bir bütünün parçası olarak incelenirler.

 

Lucescu’nun Milli Takım’ın başına geçtiği dönemdeki futbola yön veren koşulları incelediğimiz zaman, her biri Lucescu’dan bağımsız fakat sistemli (!) bir kaosun parçalarını oluştururlar. Lucescu’ya yapılan davet ve sonucunda yapılan anlaşma ise, sadece o kaosun bütün olumsuzluklarının sebep-sonuçtan ziyade, kısa vadeli rahatlama sürecine hizmet edecek bir anlaşmadır. Çünkü bu ‘kaotik yapı’ ‘diyalektik’ içeriğe sahip değildir.

Peki, Lucescu’ya giden süreci oluşturan unsurların sebepleri nelerdi ki sonuç olarak Lucescu’ya gidildi.

Galatasaray’a giderken aniden Milli Takıma gelmesindeki panik ve kaygılar bu sürecin Lucescu’ya bağlı olmadığının en önemli kanıtıydı.

İşin ilginç yanı; TV’lerdeki yorumcu kisvesi altında konuşan canlılar ile bu konuda sadece Lucescu üzerinden giderek yorum yapanların kısır görüşlerinin acizliği, olayı çarpıtmaktan ve birilerini Milli Takıma pazarlamaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Tabii ki, Lucescu ile anlaşma yapılmasının yanlışlığı ile taktiksel yönde eleştirilecek yönleri vardır. Bu ayrı bir süreç…
Lucescu bir sonuç ise bunu oluşturan sebeplerin iyi analiz edilmesi gerekir. Süreç başlangıç seviyesinden Lucescu’ya kadar gelir ki, ondan sonra taktiksel yönler tartışılır.

İnanın! Sonuç bölümünde eleştirilecek konu başlıklarının çok cılız kalacağını göreceksiniz.

Bu kadar ahkâmdan sonra sebep üzerine süreci irdelemek gerekir.

Spor, dünya üzerinde bir ‘endüstriyel yapı’ olarak kabul ediliyorsa, bunun yönetim kurallarının devlet mekanizmaları içerisinde ‘politika’ olarak kurgulanması lazım. Bu, spora hâkimiyet ya da siyasallaştırıp ‘özerk’ kurgusunu kaybetmesi anlamına gelmez. Aksine, doğru ilkeler ile ‘küresel’ entegrasyonun altyapısını hazırlar.

Bu bağlamda; ülkemizde ‘küresel’ kurgulara entegre olacak hiçbir ‘spor politikası’ üretilmemiştir.

Spor ‘siyasi’ bir araç haline getirilerek, özerk kurgusu baskı altına alınıp araçsallaştırılmıştır.

Bu politika üretmeyen ‘siyasi tercihler’ neticesinde:

Futbol Federasyonu ‘özerk’ kurgusunu kaybetmiştir. Kötü yönetilmesinin bedelini futbol camiası topyekûn ödemektedir.
Futbol kulüplerinde başkan ve yönetim her türlü parayı kullanma yetkisine sahipken, sorumluluğu olmamaktadır. Haliyle, bir kontrol mekanizması olmadığından (UEFA hariç) bu da bir ‘rant’ kurgusunu oluşturup kulüpleri borç batağına sokmuştur. Artık ahlaki değerlerden de söz etmek mümkün değildir.

Komisyonları yüksek tutmak için, piyasa değerinin üzerinde birçok futbolcuya fahiş fiyatlar ödenmiştir. İşin kötü yanı, bu artık bir kurumsal davranış modeli haline gelmiştir. Tabii ki cesaret kaynağı çok önemli!

Ve en acı olan; tüm bunların bir mekanizma halinde çalışması sonucunda ülkedeki spor alanında ve futbol altyapısında üretim ve imalattan vazgeçilmiştir. Bunun önemli sebebi de, alt yapı oyuncularının ‘komisyon’ değerlerinin çok düşük olması!

Artık sporcu yetiştirmenin hiçbir anlamının olmadığı bu ‘esnaf’ anlayışı tarafından egemen kılınmıştır. İthalata dayalı spor kurgusu ‘cari açığa’ katkı da bulunmaktan da geri kalmamıştır.

Altyapı oyuncularının ihtiyaçları karşılanmadığından, bir simit ile antrenmana gelen ve yürüyerek evine giden sporcuların sağlıklı yetişmemesine neden olmaktadır.

Ama, yıllık komisyonlara ödenen paralara baktığınızda, sadece bir kısmının, değil bir simit, restoran zincirleri kurmaya yetecek ve servis filosu kurmaya yetecek miktarda paralar ödendiğini görüyoruz.

Altyapı antrenörlerine verilen maaş ile donanım eksikliklerinin giderilmesi için yurtdışı eğitim programları oluşturmak gibi bir kaygıyı ne federasyon ne de kulüpler taşımamaktadır. Tüm altyapı kurgusu, skora dayalı beklenti üzerine çok yanlış bir şekilde kurgulanmıştır.

Ve spor kültürü… Olmadığını sandığımız ama maalesef var olan bir kurgumuz var. Yöresel kalan, küresel tüm kodları reddeden, ‘entelektüel kaygı’ taşımayan, ahlak kurgusunu dejenere ederek kullanan bir kültür koduna sahibiz. Bu ‘yöresel kültür’ kodlarının tüm içeriği ‘popülist kültürün’ unsurlarını taşır. Bilgiyi reddeden ve sadece duygulara hitap eden sömürü mekanizmasıdır.

Arda ise, bu bağımsız unsurların sağladığı kaos bütünlüğü içinde ortaya çıkmış bir sonuçtur. Arda’ya yüklenen misyon kisvesi, futbolu ‘popülist kültürün’ unsurlarını kullanarak araç haline gelmesini sağlamak. Kendisi de ‘broker’ rolünü üstlenmiştir.

İşte bu ‘yöresel kodlar’ Arda Turan’ın bu seviyede düşüşe uğramasına neden olmuştur. Madrid ve Barcelona’da yaşasa da oraları İstanbul’a çeviren bu kültür, adeta bir batağa saplanıp kalan bir içeriğe sahiptir.

Arda ile geçerli olan ise silahlı ‘maço’ futbolcu tiplemesi ile, siyasi ranttan medet uman ve bunun üzerinden beklenti oluşan cahil cesaretidir. Futbol ikinci, üçüncü sıradadır.

Gelin şimdi bu günahları toplayalım ve tekrar Lucescu’yu konuşalım. Antrenör olarak anlaşma yapılması yanlış isim olan Lucescu ne kadar suçlu?

Kim gelirse gelsin bu restorasyon kurgusunu uygulamak zorunda. Aksi taktirde skora oynayan antrenör, maaş kazanmak için zaman kazanır. Ama, futbol çok ciddi değer ve zaman kaybeder.

TV’lerde ve medyada, tüm bu gerçekleri bilip es geçen pazarlamacı rolü oynamak hiç kimseye bir katkı sağlamaz.
Gelecek olan her antrenör sadece bir sonuçtan ibaret olacaktır.{jcomments on}

Bu İçerik  1617  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

16.09.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

1.418,03

-0,42

 bjk BJKAS

6,24

-2,19

 fb FENER

32,60

-0,37

 gs GSRAY

3,59

-0,83

 trabzon TSPOR

3,13

-2,80

   SPOR ENDEKSİ

1.067,29

-1,43

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 29291907

SÜPER LİG 2021-2022 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Beşiktaş  4  3   0   7  7  10 
2 Trabzonspor  4  3   0  10  6 

10

3 Fenerbahçe   4  3 1  0  6 1 5 10 
4 Konyaspor   4   3   0  7 4 10 
5 Galatasaray  4 2 2  0  8 5 3
6 Hatayspor  4   2   1   1  9  3   6 
7

Karagümrük

 4  2  1  1  7 4
8 Kayserispor   4   2  1  1  4  4  0
9 Altay  4  2  0  2  8  6 2
10 Yeni Malatya   4    2   0   2  4  8  -4 6
11 Alanyaspor  4  2  0  2

 3

 9  -6 6
12 Göztepe  4  1  2  1  5  5  0   5 
13 Kasımpaşa  4  1  2  1  5  5 0 5
14 Gaziantep  4   1  1  2  4   5   -1  
15 Antalyaspor  4  1  1  2  4  7 -3
16 Sivasspor  4   0   2  2  4  6 -2 2
17 Adanaspor 4  0  2  2  2  7  -5   2 
18 Rizespor  4   0  1  3  2   8  -6 1
19 Başakşehir 4  0  0  4  2  6  -4   0 
20 Giresunspor  4   0   0    4   0  6 -6 0

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.