x
22 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu, TFF Sağlık Kurulu ile yaptığı toplantının ardından Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı. 20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı.  25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi. 25 Şubat 2020- Galatasaray, 20 yıldır deplasmanda yenemediği Fenerbahçe'yi 3-1 yenerek seriyi bitirdi. 17 Şubat 2020- Beşiktaş başkanı Çebi: "Şu anda Beşiktaş'ın tek bir çıkış yolu var; Bağış kampanyası! Herkesten destek bekliyoruz, 1 lira da değerli, 10 bin lira da değerli. Beşiktaş'ı Beşiktaş'tan başka kimse kurtaramaz." 16 Şubat 2020- Premier Lig 2023'ten itibaren PremFlix isimli dijital platform aracılığıyla yayın haklarını satacak bir planlama içinde. Bu proje gerçekleşirse, Premier Ligin beklenen yayın geliri yıllık 24 Milyar Sterlin'e ulaşacak.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER İki Fotoğraf Üzerinden Futbolumuza Bakış

İki Fotoğraf Üzerinden Futbolumuza Bakış

nihatozdemir4568

Ahmet Talimciler- 23 Eylül 2019    'Marka Değeri' sözünü kullananların futbola verdiği zararın boyutlarını hala fark edebilmiş değiliz ve ne yazık ki biz fark ettiğimizde ortada futbol denilen bir şey de kalmayacak!

 

Ülkemizde futbol adeta bir turnusol kağıdı işlevini yerine getirmektedir ve bu yüzden futbola baktığınızda gördüğünüz sadece futbol değildir! Geriye doğru gitmek yerine sadece son beş altı aylık periyot içerisinde olan bitene bakmanın bile yeterli olacağı kanaatindeyim. Göreve geldiği andan itibaren çok ama çok tartışılan Yıldırım Demirören'in futbol federasyonu başkanlığını bırakmasının ardından 1 Haziran tarihinde göreve başlayan Nihat Özdemir'in de benzer bir şekilde algılandığını ve tartışmaların hiç ama hiç kesilmediğini gördük.

 

Futbolun giderek bir nevi cemaat haline bürünmesinin ve kendi kulüplerinin dışında olan her türlü hareketin yanlış ve kendilerine karşıt olarak gösterilmesi halini, bu ülkede başka yerlerden de hatırlıyoruz. Ancak bu davranış tarzı öylesine büyük bir tuhaflığı ve bir o kadar da anlamsız bir yaklaşımı beraberinde getiriyor ki, oynanan her karşılaşma 90 dakikanın ardından yeniden ve yeniden üretilmek suretiyle karşımıza bambaşka anlamlar şeklinde sunuluyor. Hatta söz konusu olan o karşılaşmada yapılan hataların sonuçlarının ilgilendirdiği iki takımdan ziyade diğerlerinin üzerinde konuştuğu ve yapılanlar hakkındaki algı yönetimine vurgu yapıldığı bambaşka bir hale büründürülüyor. 

Ekranlar pozisyon dedektifliğine soyunmuş bulunan adı yorumcu olarak geçen buna karşın takım amigoluğu gömleğini üzerinden çıkartmamayı öne çıkartan kişiler tarafından parselleniyor. Gerçeği sadece gerçeği değil tuttuğu takımın çıkarlarını öne çıkartmak suretiyle önümüze olan biteni bambaşka bir perspektiften sunmanın ötesine geçmeyen kişiler çıkartılıyor. Aynı durumun ekranlardaki farklı buna karşın sonuçları itibari ile benzeşen şekilde tüm tartışma programlarında yinelenmekte olduğunu görüyoruz. Tek tipliğin ve sıradanlığın yarattığı çıkmazlar içerisinde debelendikçe daha fazla batan buna karşın daha fazla bağırarak haklı olduğunu göstermeye çalışan yorumcular ordusunun hepimize oyun oynamakta olduklarını fark etmeye başlıyoruz. Aslında adı konmamış bir kimsesizlik oyununun kimseleri olma derdinde bulunan ve her yaptıkları ile birlikte önce takımlarına ardından diğerlerine ve ülke futboluna zarar veren onlarca isimle karşı karşıya bırakılıyoruz. Takımların yerine partileri koyun ve yeniden adlandırın sonuç değişmeyecektir. 

Futbolu uzun bir süredir 'marka değeri' olarak adlandırılan ve gerçek anlamda ne olduğunu söyleyenlerin de bilmediği bir hale büründüren yaklaşımın içerisinde sıkışıp kaldık. Komplolara meraklı bir yapımız olduğu için yönetim mekanizmasındaki kişilerin bireysel tercihlerinin kurumsal yaklaşımların üstünde olacağı gibi bir algıyı besledikçe, kötülük havuzu biraz daha büyüyor. Öte yandan hiç kimsenin masum olmadığı bir ortamda herkes, bu havuzun büyümesine katkıda bulunacak girişimlere omuz verme konusunda elinden geleni yapmayı sürdürüyor. Çok uzağa gitmeyin sadece bu ülkenin süper ligindeki Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un dışında kalan on dört takımın başkanlarının aynı zamanda hangi kulübün kongre üyesi olduklarına şöyle bir bakıverin. Biz bize benzeriz yaklaşımının neden bu kadar geçerli olduğunun ipuçlarını o sonuçlarda bulabilirsiniz. 

Yine son dört ay içerisinde ülke futbolunu yönlendirdiği iddia edilen kulüplerin başta transfer harcamaları olmak üzere yaptıklarını ve ardından oynadıkları karşılaşmalar sonrasında başta hakemler ve federasyon olmak üzere yapmış oldukları açıklamaları bir kez daha gözünüzün önüne getirin. Kötü yönettikleri kulüplerin yerine hedefi nasıl şaşırttıklarını ve kendilerini temize çıkartmak için ülke futboluna nasıl zarar verdiklerini göreceksiniz. Bu yüzden de bu ülkede bazı takımların her maçı sonrasında hakem konuşulmaya ve hakem kararları üzerinden 'bu lig bitmez' yaklaşımı yeniden dolaşıma sokulmaya devam ediliyor. Böylesi bir anlayışla beslenen taraftarların ülkenin hakemlerine ve federasyonlarına güvenmemesi ise son derece normaldir. Normal olmayan ise kendi takımlarının dışındaki her kararı anormal bulmaları ve kendilerine komplo yapılmakta olduğuna inanmalarıdır. Maalesef var olan ortam her aşamada bu duyguyu beslemek suretiyle kendi takımlarına, başkanlarına, teknik direktörlerine 'inanan' buna karşın rakiplerini 'düşman' olarak gören yaklaşımın biraz daha kökleşmesine katkıda bulunuyor. 

İşte bu katkıda bulunmanın ete kemiğe bürünmüş halini iki fotoğraf üzerinden de görebileceğimizi düşünüyorum. Fotoğrafların ikisinde de futbol federasyonu başkanı sayın Nihat Özdemir yer alıyor. İlginç bir biçimde bu fotoğrafların ilki Trabzonspor kulübünün Sparta Prag ile deplasmanda oynadığı karşılaşmada çekiliyor. Sayın başkan Avrupa kupalarında mücadele edecek olan Başakşehir ve Malatyaspor kulüplerine başarı dileklerini iletiyor ancak Trabzonspor'u atlıyor ve ardından gelen eleştiriler üzerine Trabzonspor'un oynayacağı karşılaşmaya gitme kararı alıyor. Maçın bitiminde İbrahim Ertürk isimli bir Trabzonpor taraftarı ile fotoğraf çektiriyor. Buraya kadar her şey normal gibi duruyor ancak Trabzonspor taraftarının giydiği formanın üzerinde '2010-2011 şampiyonu Trabzonspor' ibaresi yer alıyor. Bu görüntülerin TRT spor ekranlarında yayınlanması üzerine TRT yayını kesiyor. Geriye şike süreci tartışmaları ile bitmeyen çekişmeler kalıyor.

AKFB1

İkinci fotoğrafın çekildiği tarih 16 Eylül 2019 Pazartesi günü, Fenerbahçe kulübü başkanı Ali Koç ve yönetim kurulu üyeleri futbol federasyonunu ziyarete gidiyorlar. Tabii öylesine garip bir gün ve tesadüf oluyor ki aynı gün Fenerbahçe kulübü Alanya'da 3-1 mağlup oluyor ve ardından maçın tekrar edilmesi ile ilgili tartışmalar gündeme geliyor. Hiç kimse bula bula maçın oynanacağı günü mü buldunuz gibi bir soruyu tabii ki sormuyor! Ayrıca Ali Koç futbol federasyonu başkanı Nihat Özdemir'e 'en fazla şampiyon olan takım Fenerbahçe' yazılı dergi haberinin olduğu bir fotoğrafı armağan ediyor. Başkanlar fotoğrafla gülümseyerek poz veriyorlar. Tıpkı bir önceki fotoğraftaki gülümsemede olduğu gibi. Nihat Özdemir'in Fenerbahçe kulübünün eski 2. Başkanı olması ve şike süreci içerisindeki açıklamalarının yanı sıra son dönemdeki futboldaki milli ligin kurulması öncesindeki şampiyonluk sayıları açıklamalarını hatırladığımızda bu iki fotoğraf çok daha manidar bir hale bürünüyor.

AKFB

Geriye ise tartışmaların hiç ama hiç bitmeyeceği ve karşılıklı saygı, sevginin ortadan her geçen gün biraz daha fazla yok edildiği Türk futbolu kalıyor. Ekranlarda gördüklerimiz, oralarda konuşulanlar ve yaşananlar sadece kurgu olarak nitelendirilemez hayattan beslenmek suretiyle güçlenmekte olan bir yanı da söz konusu. İşte bu yanını beslediğimiz sürece ülke futbolu kadar onun sevdalıları olanların da kulüplerin de rahata erebilmeleri mümkün olmayacaktır. 'Marka Değeri' sözünü kullananların futbola verdiği zararın boyutlarını hala fark edebilmiş değiliz ve ne yazık ki biz fark ettiğimizde ortada futbol denilen bir şey de kalmayacak!{jcomments on}

  

Bu İçerik  577  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

16.04.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

96.249

2,11

 bjk BJKAS

1,92

1,27

 fb FENER

9,41

0,81

 gs GSRAY

2,26

0,07

 trabzon TSPOR

4,90

1,48

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25250454

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Trabzonspor

 26   15   8  3    59   28  31  53
2 Başakşehir
 26  15  8 50  25  25  53
3 Galatasaray

 26

 14  8 4 44  20  24  50
4

Sivasspor

 26  14  7 5  47

 29

 18  49
5 Beşiktaş 
 26  13  5 8  40  32  8

 44

6

Alanyaspor

 26

 12

 7 7  44  25

 19

 43
7

Fenerbahçe

 26

 11

 7 8  46  34  12  40
8

Göztepe

 26  10  7 9  31

 30

 1  37
9

Gaziantep

 26  8

 8

10  36  41  -5  32
10

Denizlispor

 26  8  7 11  26  34   -8  31
11 Antalyaspor
 26

 7

 9 10  29  43  -14  30
12 Gençlerbirliği
 26  7  7 12  33  44  -11

  28 

13 Kasımpaşa
 26  7  5 14  38  50  -12  26
14 Konyaspor
 26  5  11 10  21  33  -12  26
15 Malatyaspor

 26

 6  7  13  38  40

 -2

 25
16

Rizespor

 26

 7  4  15  26  44  -18  25
17 Ankaragücü
 26  5  8  13  23  45  -22  23
18 Kayserispor
 26  5  7  14  28  62  -34  22

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.