x
6 Ağustos 2020- 2019/20 sezonunu  33.600 UEFA ülke puanıyla, 11. sırada kapatan Türkiye, Şampiyonlar Ligi'nin 2021-22 sezonuna direkt takım gönderemeyecek. Bu durumda 2020/21  Süper Lig Şampiyonu Şampiyonlar Ligi gruplarına... 31 Temmuz 2020- Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı karara göre 2020-21 Sezonunda Süper Lig'de düşme olmayacak ve Süper Lig 21 takımla oynanacak. 20 Temmuz 2020- 2019-2020 Süper Lig Cemil Usta Sezonunun şampiyonu Medipol Başakşehir oldu. 10 Temmuz 2020- Federasyonun açıklamasına göre, Süper Lig'de 2020-2021 sezonu 11 Eylül 2020 Cuma günü başlayıp, 16 Mayıs 2021 Pazar günü tamamlanacak. 19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd... 5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Hüseyin ÖZKÖK Geleceğin Mesleği: Sportif Direktörlük

Geleceğin Mesleği: Sportif Direktörlük

sas-businessoffootball-management2

Hüseyin Özkök- 12 Temmuz 2018  Daha önceki yazılarımda kulüplerin mali açmazdan nasıl kurtulabileceği ve bu bağlamda kulüp sahipliği konusunu irdeleyerek yegane çarenin yapılan harcamaların gelirleri aşmaması ile kulüplerin ülkenin futbol otoritesi tarafından denetlenmesinde olduğunun altını özellikle çizmiştim.

 

Kendi kapitalizmini yaratan futbolun yönetimi, dev rakamlar göz önüne alındığında hiç de kolay değil. Kulüplerin kasasına girip çıkan olağanüstü yüksek meblağları, artık eskiden olduğu gibi ‘bakkal defteri’ düzeniyle yönetmek imkansız. Yani gelir gider dengesini sağlamak için, işinin ehli insanların görevlendirilmesi günümüzde işin olmazsa olmaz kuralı.

 

İşte bu bağlamda futbolun bu tip bir idari bir pozisyona ihtiyaç duymasıyla dünyada çok sayıda kulüp tarafından benimsenen bir olgu, futbolun yönetiminde anahtar rol oynamaya başladı. Sportif Direktörlük. (veya Futbol Direktörü)

 

Bu görev alanında şu anda dünyada 2 model ön plana çıkıyor.

 

-Başta Almanya olmak üzere Avrupa kulüplerinde ortaya çıkan teknik direktörün üzerinde yer alan sportif direktörlük modeli.

 

-İngiltere’de olduğu gibi teknik adamların menajer sıfatıyla idari anlamda da sorumluluk taşıdığı model.

 

Ancak bu iki modelin uygulanmadığı ülkeler ve kulüplerde ise başkanlık modelinin geçerli olduğunun altını çizmek gerekiyor. Örneğin, Türkiye’de kulüpler hepimizin bildiği gibi tamamen başkanın söz sahibi olduğu bir düzenle yönetilirken, Avrupa’da buna en güzel örnek olarak Real Madrid gösterilebilir.

   

NASIL ORTAYA ÇIKTI

 

Sportif direktörlük kavramı ilk olarak Bayern Münih kulübü tarafından hayata geçirildi. 1964-1977 yılları arasında görev yapan Robert Schwann, Almanya’nın profesyonel anlamda ilk sportif direktörü oldu ve dünya devi Bayern’in bugünlere gelmesinde ilk taşları döşeyen kişi olarak tarihe geçti. Daha sonra futbol takımının uluslararası kariyerli oyuncusu Uli Hoeness, oyuncu menajer olarak bu görevi sürdürmeye başladı. O dönem 26 yaşında olan bugünün Bayern Başkanı, 1978 yılında Magirus-Deutz ile bir sponsorluk anlaşması gerçekleştirdi. Firmadan alınan parayla da Paul Breitner’in Eintracht Braunschweig’dan Bayern Münih’e geri dönüşü sağlandı. Hoeness, 1979 yılında dizinden geçirdiği sakatlık nedeniyle 27 yaşında futbola veda etmek zorunda kalırken, 1 Mayıs 1979 günü Bundesliga tarihinin en geç sportif direktörü olarak göreve başlayarak profesyonel yöneticiliğe de ilk adımını atmış oldu. Daha sonra ABD’de Merchandising (Ürün pazarlama) eğitimi alan Alman futbol adamı, başarılı uygulamalarıyla Bayern’in dünyanın en iyi ve ekonomisi en güçlü kulüplerinden biri olmasında en önemli rollerden birini üstlendi.

 

Bayern Münih ve peşi sıra sportif direktörlük enstrümanını devreye sokan kulüplerden sonra Almanya Futbol Federasyonu da 2006 yılında Matthias Sammer’i sportif direktör olarak göreve getirerek bu uygulamayı federasyon çatısı altında ilk kez hayata geçirdi. Bu önemli karar, Almanya’nın 2014 Dünya Kupası şampiyonluğuna giden yolu da açmış oldu.

   

SPORTİF DİREKTÖRÜN ÖZELLİKLERİ NELER OLMALI

 

Futbol kulüplerinde sportif direktörlük özel yetkinlikler isteyen çok önemli bir görev. Futbol ayakkabısını çıkartıp üzerine takım elbise giyerek kulüp yönetiminde söz sahibi olunan günler artık çok gerilerde kaldı. Futbol oynamış olmak bir kulübün futbol departmanının yönetimi için yeterli bir kıstas olmaktan çıkalı uzun zaman oldu. Yine geçen ay yayınlanan yazımda belirttiğim gibi, futbol artık maç başlamadan önce sahanın dışında oynanan ve çevresinde ortaya çıkan sayısız dinamiği barındıran bir oyun. Çok komplike hale gelen bu oyunu yönetmek için kesinlikle gerekli donanıma sahip olmak ön koşul. Çünkü bir kulüp bu önemli yöneticinin aldığı kararlarla yoluna devam edip bir yerde geleceğini belirliyor. Bu nedenle sportif direktörlük profesyonel futbolun en önemli unsurlarından biri haline gelmiş durumda.

 

Peki yeterli donanımdaki bir sportif direktörün sahip olması gereken özellikler neler?

 

Bir sportif direktör futbolun yanında bir işletmenin ekonomisi ve finansının nasıl yönetileceğini bilmek durumunda. Milyarlarca Euro’nun el değiştirdiği bugünkü futbol ekonomisinde hesaptan anlamayan bir kişinin başarılı olması mümkün değil. Örneğin, Bayern Münih’in efsane kalecilerinden Oliver Kahn, futbol kariyerinden hemen sonra Schalke’den aldığı sportif direktörlük teklifini işletme eğitimi almadan yapamayacağını söyleyerek kabul etmezken bankacılık mesleğinden gelen Christian Heidel ise futbol oynamadığı halde Mainz’da bu görevi başarıyla icra etti. Şimdi de Kahn’ın reddettiği Schalke’de bugün sportif direktörlük koltuğunda oturuyor. Yani Heidel, işletme, finansman ve ekonomi bilgisine sahip olarak futbol oynamamış birinin de bu işi başarıyla yapabileceğinin en güzel kanıtı oldu.

   

FUTBOLDAN GELMİŞ OLMAK AVANTAJLI

 

Futbolun içinden gelmiş olmak ve sporculuk yaşamında edinilen tecrübelerin sportif direktörlük mesleğinde avantaj sağlayacağı yadsınmaz bir gerçek. Ancak bu durum futbolun ekonomisinin yanında finans kontrolü, sözleşme hukuku, genel hukuk, spor hukuku, satış ve pazarlama, personel yönetimi, proje yönetimi, müzakere yönetimi, piyasa bilgisi, iletişim yönetimi gibi kıstasların yerine getirilmesiyle bir anlam kazanıyor. Bütün bunların yanında iletişim ve organizasyon yeteneği, takım oyununa inanmak, analiz yapabilme yetisi, kendini kabul ettirme özelliği ve diplomatik beceriye sahip olunması da günümüz futbol piyasasında gereken özellikler arasında. En önemli noktalardan biri de bu insanların yönetici olarak da nasıl hareket etmeleri gerektiğinin ve futboldaki kariyerlerinin geride kaldığının bilincinde olmaları.

 

Bu özelliklere haiz bir sportif direktörün görevlerinin başında planlama ve organizasyon geliyor. Takım kadrosunun gerekli ve kulübün sistemine uygun transferlerle oluşturulması, alt yapı oyuncularının takibi ve scouting’in yanında maçlar, kamplar ile seyahatlerden oluşan futbol takviminin yönetimi, sporcuların seyahatlerde konaklamasının organize edilmesi bu kişinin görev alanı içine girmekte.

 

Alman kulüplerine baktığımızda şu anda sportif direktörlük yapan tüm eski futbolcuların gerekli eğitimleri aldıktan sonra bu göreve soyunduklarını görüyoruz. Bunların yanında Leverkusenli Stefan Kiessling, Mainz kalecisi Adler, Bayern kalecisi Ulreich, Bremenli Junuzovic, Mönchengladbachlı Ginter de şu an futbol yaşamlarını sürdüren ancak futbol yönetimi eğitimlerini şimdiden tamamlayan isimler.

   

FEDERASYONDA GÖREVLER NELER

 

Futbol kulüplerinden farklı olarak Alman Futbol Federasyonu’nda çalışan sportif direktör, başta sporun ve bilimin tüm olanaklarını kullanarak futbolun gelişimini sağlamak, socuting organizasyonu, performans tanısı ve video analizleri gibi konularda görev alanı belirlenen bir profesyonel. A Takımı hariç tüm yaş gruplarındaki takımlarından sorumlu durumda. Ayrıca A Milli Takımı teknik direktörü ile birlikte belirlenen oyun felsefesini tüm yaş gruplarındaki takımlara aşılanmasını sağlamak da görevleri arasında. Bunların yanında federasyonun her yıl 10 Milyon Euro ayırdığı yetenek gelişim programlarını kulüplerin gelişim merkezleri ile koordine etmek ve spor bilimcilerinin denetiminde yeni antrenman konseptlerini hayata geçirmek ve federasyonun antrenör yetiştirme programını optimize etmek de federasyon sportif direktörünün görev alanına girmekte.

 

Bizim ülkemizde ise Türkiye Futbol Federasyonu, Fatih Terim’i Galatasaray’dan alarak göreve getirdiğinde dünyada eşi benzeri görülmemiş bir pozisyon yarattı. Türkiye Futbol Direktörlüğü. Yani Terim, hem çok stresli bir yarışma ortamında bulunan A Milli Takım ile ilgili tüm ayrıntılarla uğraşacak hem de 780.576 km2’lik bir ülkenin futbolunu kalkındırmaya soyunacaktı. Görev tanımlamasından anlaşılan buydu. Ancak herkes biliyordu ki, bu görev tamamen Fatih Terim için biçilmiş bir elbiseydi ve o bu elbiseyi çıkarttığında giyecek kimse olmayacaktı. Nitekim Terim ülke futbolunun gelişimi ile ilgili kapsamlı bir proje sunmasına karşın A Milli Takımı stresiyle birlikte ülke futbolu için çok fazla bir şey yapamadı. Hatta bana göre iki işi birbirini baltaladı. Deneyimli hocanın gidişinin ise özel hayatındaki bir olaydan kaynaklanması ise işin ironik tarafıydı. Türkiye Futbol Direktörlüğü’de Terim’le birlikte tarihe karışmış oldu.

   

TÜRKİYE’DE SPORTİF DİREKTÖRLÜK

 

Başkanlık sisteminden başka bir yönetim tarzı olmayan Türkiye’de Avrupa’da sportif direktörlük rüzgarları esmeye başlayınca kamuoyuna şirin ve iş yapıyor gözükmek derdindeki kulüp başkanları, çeşitli zamanlarda sportif direktör getirdiklerini ilan ettiler. Örneklemek gerekirse, Aykut Kocaman, Terraneo, Cenk Ergün, Önder Özen bunlardan bazılarıydı. Ancak bu ve diğer Sportif Direktör unvanı ile görev yapan isimlerin hiçbiri yukarıda belirttiğim anlamda yetkilere sahip olarak görev yapamadılar. Çünkü Türkiye’de futbolu en iyi başkanlar bildiği için Türk tipi sportif direktörler ya abilik, ya seyahat organizasyonu yaptılar ya da göstermelik şekilde transferlerde imza atılar. İşler kötü gidince de el altında suçlanacak biri olarak öne sürüldüler. Bırakın başkandan yetki almayı, teknik direktöre söz dahi söyleyemediler.

 

Fenerbahçe kulübü başkan adayı Ali Koç, seçilir seçilmez profesyonel bir ekip kuracağını ve takımın başına sportif bir direktör getireceğini ifade etmişti. Nitekim, Ali Koç'un başkanlığa seçilmesinin ardından beklenen oldu ve Fransız futbol adamı Comolli ile 3 yıllık sözleşme imzalandı. Sportif direktör olarak görev yapacak Comolli, aynı zamanda futbolcu izleme, işe alım, altyapı gelişimi ve yönetim kurulumuza tavsiye gibi konulardan da sorumlu olacak.getirmeyi planlıyor. Comolli'nin ne kadar başarılı olacağını zamanla göreceğiz. Bugüne kadar, henüz yabancı ülkede başarılı olmuş sportif direktörün neredeyse hiç olmadığı futbol dünyamızda, Fenerbahçe ile bir ilki de yaşamış olacağız. Ancak, kişisel kanatim odur ki, yurtdışında büyük bütçelerle çalışan ve finansal olarak sıkıntı yaşamayan kulüplerde çok önemli bütçeleri yöneten Comolli'nin, finansal olarak çok rahat olmayan, UEFA'nın FFP denetimi ve gözetimi altında olan Fenerbahçe'de bu olanaklara sahip olamayacağı için başarılı olmasının zor göründüğü yönünde. Türkiye gibi kulüpleri borç içinde yüzen, futbol düzeni problemli bir ülkeye yabancı sportif direktör getirmek bence çok mantıklı olmayacaktır. Sportif direktör, o ülkenin düzenini her şeyiyle A-Z’ye bilen ve lisanını konuşan biri olmalıdır. Almanya örneğine baktığımızda kulüplerin tamamının Alman ya da Salihamidzic gibi Almanya’da yetişmiş ve o ülkenin lisanını ana dili gibi konuşan kişilerden olduğunu görüyoruz. En önemli nokta ise bir sportif direktörün, Aykut Kocaman örneğinde olduğu gibi, kesinlikle teknik direktörlük hedefinin olmaması gerekiyor. Böyle bir ajandası olan sportif direktörler daima başkanların stepne olarak gördüğü yedek teknik direktörlerdir.

   

SONUÇ

 

Ülkemizde gerçek anlamda sportif direktörlüğün hayata geçirilmesi oldukça zor gözüküyor. Türkiye’deki başkanlar yönetime geldiklerinde ülke gündeminde yer alacaklarını çok iyi bildiklerinden bir sportif direktörün rol çalmasına asla müsaade etmezler. Mesela Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, “gelecekte Beşiktaş’ta da sportif direktörlük olmalı” derken bu düşüncesini hayata geçirmek için pek adım atma niyetinde değil. Amacı, başkanlığın bütün nimetlerinden sonuna dek faydalanmak. O işi ondan sonra gelenlere bırakmayı tercih etmesinin tek nedeni bu.

 

Türkiye’de bu sistemi hayata geçirmek pek mümkün gözükmüyor ama uygulayan ilk kulübün de gelecek adına çok önemli bir adım atacağına çok eminim.

 

Diğer yandan Avrupa’da futbolu bırakmaya yakın veya bırakmış çok sayıda oyuncu spor yönetimi eğitimi alarak hazırlıklarını yapıyor. Bu bağlamda antrenörlük eğitimi alanların sayısında ciddi bir azalma var. Almanya’da uzmanlar, tüm spor sisteminin içinde maaşı en düşükten en yükseğe tam 800 bin sportif direktörün görev yaptığını sanıyor. Çünkü bu sporun ve futbolun dev ekonomisi yukarıda belirttiğimiz gibi işinin ehli insanlara ihtiyaç duyuyor. Türkiye’de de eski futbolcular çoğunlukla antrenör diploması almaya çalışıyor. Oysa futbolda geleceğin mesleği sportif direktörlük olacak ve bu işin eğitimini alanlar kendilerine önemli avantajlar sağlayarak hem çok para kazanacaklar hem de ülke futboluna katkı sağlayacaklar. {jcomments on}   

.

     

Bu İçerik  1774  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Hüseyin Özkök Salı, 15 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

10.08.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.076,45

1,49

 bjk BJKAS

2,77

0,09

 fb FENER

14,65

1,31

 gs GSRAY

2,51

0,07

 trabzon TSPOR

3,47

0,11

   SPOR ENDEKSİ  588,46 6,09

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25833111

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 34   20   9  5    65 

34

 31  69
2 Trabzonspor
 34  18  11 76  42  34  65
3 Beşiktaş

 34

 19  5 10 59  40  19  62
4

Sivasspor

 34  17  9 8  55

 38

 17  60
5 Alanyaspor 
 34  16  9 9  61  37  24

 57

6

Galatasaray

 34

 15

 11 8  55  37

 18

 56
7

Fenerbahçe

 34

 15

 8 11  58  46  12  53
8

Gaziantep

 34  11  13 10  49

 50

 -1  46
9

Antalyaspor

 34  11

 12

11  41  52  -11  45
10

Kasımpaşa

 34  12  7 15  53  58  -5  43
11 Göztepe
 34

 11

 9 14  44  49  -5  42
12 Gençlerbirliği
 34  9  9 16  39  56  -17

  36 

13 Konyaspor
 34  8  12 14  36  52  -16  36
14 Denizlispor 
 34  9  8 17  31  48  -17  35
15 Rizespor

 34

 10  5  19  38  57

 -19

 35
16

Malatyaspor

 34

 8  8  18  44  51  -17  32
17 Kayserispor
 34  8  8  18  40  72  -32  32
18 Ankaragücü
 34  7  11  16  31  56  -25  32

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.