Yrd. Doç. Dr. Onur Burak Çelik- 22 Aralık 2014 Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Fatih Diniz, Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde vermiş olduğum Spor Ekonomisi dersimize konuk oldu.
Derste teorik olarak gösterdiğimiz spor liglerinin ve kulüplerin yapısı, yönetim şekilleri, bilet fiyatlarının nasıl belirlendiği gibi konuların bir spor kulübünde, pratikte nasıl olduğunu öğrencilerimizle paylaştı. Bunun yanında son günlerde çok tartışılan, İzmir’e yapılması planlanan stadyum ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Fatih Bey, Karşıyaka’nın bir futbol kulübü değil spor kulübüolduğunu belirterek sözlerine başladı. İzmir’in Karşıyakailçesinde spor yapmak isteyen herkese yardımcı olduklarını, yeterli talep olduğu zaman kulüp bünyesinde amatör branşolarak açtıklarını söyledi. Son olarak eskrim ve su altı sporları branşlarınıaçtıklarını ifade eden Başkan Diniz, ilginç tekliflerle de karşılaştıklarını anlattı. Mesela, pilates yapmak için kendisinden kulüp bünyesinde branş açılmasını ve yer gösterilmesini isteyen Karşıyakalılar olmuş. Ancak biz en azından kendisinden Yaşar Üniversitesi Amerikan Futbol Takımı’nda oynayan öğrencilerimizle Karşıyaka Spor Kulübü’nde Amerikan Futbolu branşı açmak için görüşme sözünü almayı başardık.
Başkanımız Karşıyaka Spor Kulübü’nde açılmayacak olan spor dallarının boks, tekvando ve karate olduğunu açıklarken Karşıyaka taraftarlarının fanatikliğine vurgu yaparak şaka yollu tribünlerde beş bin lisanslı sporcunun her hafta bu sporları zaten yaptığını ifade etti.Bu sezon Passolig uygulaması ile taraftarların protesto ederek maçlara gelmediğini, bunun da kulüp için gelir kaybına neden olduğunu söyleyen Fatih Bey, tribünlerin boşalması ile fanatizmin de azaldığını aktardı.
Türkiye’deki futbol kulüplerinin yüksek borçlarla mücadele ettiği gerçeğini bir kez de Fatih Bey teyit etti ve Karşıyaka Spor Kulübü’nün futbol şubesinin durumunun da çok farklı olmadığını bizimle paylaştı. Başkan, UEFA’nın yakın gelecekte futbol gelirlerinin futbolda kalması ve futbol için harcanması amacıyla kulüplerin anonim şirket olması kuralınıgetirebileceğini, Türkiye Futbol Federasyonu’nun da bu yönde bir uygulama yapmak istediğini belirtti. Kulüp yöneticilerinin keyfi olarak harcama yapıp istedikleri kadar borçlanmalarının önüne geçmek için Almanya’daki gibi kulüp borçlanmaları için yöneticilerden şahsi kefalet alınması kuralının ve İspanya’daki gibi kulüp bütçelerinin federasyon tarafından denetlenip her sezon öncesi onay alınması şartının getirilmesi gerektiğini ifade etti.Forma reklamlarıyla ilgili olarak Aziz Yıldırım’ın sezon başında ilk defa gündeme getirdiği göğüs reklamlarının maç maçsatılması fikri Karşıyaka Spor Kulübü’nde bu sezon uygulanmaya başlanmış bile. 1. Lig maçlarında Karşıyakalı futbolcuları her maç farklı bir göğüs reklamı ile görebilirsiniz.
Bir zamanlar kulübün lisanslı yelken sporcusu olan, kısa bir dönem de futbol takımı teknik direktörlüğü görevinde bulunan, kulüpte başkanlık yapan, Yaşar Üniversitesi’nin kurucusu, Fatih Başkan’ın “abimiz” dediği Yaşar Holding onursal başkanı Selçuk Yaşar’ınkulübe maddi ve manevi çok büyük katkıları olduğunu ifade ederek konuyu Yaşar Holding kuruluşu olan Pınar’ın da katkılarıyla en başarılı oldukları basketbol şubesine getiriyor. Pınar’dan gelen sponsorluk gelirinin yüzde doksanının basketbol şubesine ödendiğini ve bu sayede Pınar Karşıyaka basketbol takımının maddi açıdan en rahat ve sportif olarak da en başarılı şube olduğunu anlatan başkanımız, bu başarıyla birlikte 4500 koltuk kapasiteli Karşıyaka Arena’da 2000 kombine sattıklarını da belirtti. Lassa ve CMS gibi şirketlerin de co-sponsorluğuyla Pınar Karşıyaka’nın iki yakasının bir araya geldiğini ve denk bütçeye sahip olduğunu açıkladı.
Son olarak başkanımıza İzmir’e yapılması planlanan stadyumları soruyoruz. Başkanımızdan aldığımız izinle, İzmir’e yapılacak stadyumlarla ilgili son durumu sizlerle paylaşabileceğimiz kadarıyla buradan aktarıyorum. Bir tanesi Göztepe’ye, bir tanesi Alsancak’a, bir tanesi de Karşıyaka’ya olmak üzere İzmir’e üç adet stadyum yapılması planlanıyor. Karşıyaka için yapılacak olan stadyumun yeri konusunda henüz her hangi bir mutabakata varılmasa da iki aya kadar konunun netleşeceğini belirten Fatih Bey,öncelikle tercih ettikleri iki yer olduğunu, stadyumların Avrupa’da olduğu gibi ekonomik değeri olan, sadece maç günleri değil, hafta içi de yaşan mekanlar olması gerektiğini ifade ederek misafirimiz olarak konuşmasını noktaladı.
Fatih Bey’in ziyaretinden sonra Karşıyaka Spor Kulübü’nün çok daha iyi yerlere geleceğine dair olan inancım daha da arttı. Kulüplerin en önemli şubesi olan futbol şubesinin de bu sene olmasa bile bir iki sene içinde mutlaka Süper Lig’e yükseleceğine ve İzmir’de yıllardır konuşulan “Süper Lig’de İzmir’den bir takımın olmaması”na dair serzenişlere de bir son vereceğine eminim. Sayın Başkan Fatih Diniz’e de gençlere verdiği değer ve önemi bir kere daha göstererek dersimize konuk olduğu için çok teşekkür ediyorum.{jcomments on}